socket - İngilizce Türkçe Cümleler
Örnek cümleler çeşitli kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır ve her ne kadar editör kontrolünden geçmiş olsa da bazı gözden kaçmalar olabilir. Cümleler kesinlikle, Tureng.com'un ideolojisini ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Sizi rahatsız eden siyasal, sosyal ve hassas içeriğe sahip cümleleri lütfen bize bildiriniz.

İngilizceTürkçe
socketyuvan.
  • If my eye pops out of the socket, will I still be able to see?
  • Gözüm yuvasından çıkarsa, yine de görebilir miyim?
Show More (-2)
socketgirişn.
  • Her laptop has only one socket for a USB.
  • Dizüstü bilgisayarında sadece bir USB girişi var.
Show More (-2)
socketprizn.
  • Howard ordered a socket for his phone.
  • Howard, telefonu için bir priz sipariş etti.
  • If you’re trying to charge from the wall, try another socket or charging straight from your computer.
  • Duvardan şarj etmeye çalışıyorsanız, başka bir priz deneyin veya doğrudan bilgisayarınızdan şarj edin.
  • I need a socket.
  • Bir prize ihtiyacım var.
Show More (2)
socketçukurn.
  • The tendons around his shoulder socket are painful.
  • Omuz çukurunun etrafındaki tendonlar ağrıyor.
Show More (-2)
socketduyn.
  • Because the lamp socket was rusty, the lights did not work.
  • Lamba duyu paslı olduğu için ışıklar yanmadı.
Show More (-2)
socketsoketn.
  • The socket communications protocol family you requested is not supported.
  • İstediğiniz soket iletişim protokolü ailesi desteklenmiyor.
  • What socket does my motherboard need for this CPU?
  • Anakartımın bu CPU için hangi sokete ihtiyacı var?
  • Socket 478 is used in combination with DDR SDRAM.
  • Soket 478, DDR SDRAM ile birlikte kullanılır.
Show More (4)