Sunset - Türkçe İngilizce Sözlük

Sunset

"Sunset" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
sunset i. güneş batışı
sunset i. gün batımı
Genel
sunset i. son
sunset i. güneşin batışı
sunset i. akşam
sunset i. çöküş
sunset i. gün batısı
sunset i. güneş batışı
sunset i. güneş batımı
sunset i. güneş batması
sunset i. günbatımı
sunset i. güneşin batması
sunset i. güneşin battığı zaman
sunset f. yasal olarak önceden belirlenen bir tarihte sona ermek
sunset f. (programı veya ajansı) sona ermesi hükmüyle sonlandırmak
sunset s. gerileme döneminde olan
sunset s. devlet kurum ve programlarının varlıklarını sürdürebilmeleri için periyodik olarak gözden geçirilmesini şart koşan
sunset i. gurup
Teknik
sunset i. güneşin batması
sunset i. günbatımı
Boyacılık
sunset i. solgun bir turuncu tonu
Coğrafya
sunset i. louisiana eyaletinde yerleşim yeri
sunset i. utah eyaletinde şehir
Meteoroloji
sunset i. günbatımı
Star Wars
sunset i. günbatımı

"Sunset" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
the colors of sunset i. akşamgüneşi
sunset glow i. şafak
sunset glow i. akşam kızıllığı
sunset prayer i. akşam namazı
sunset yellow i. günbatımı sarısı
watch the sunset f. güneşin batışını seyretmek
watch the sunset f. gün batımını seyretmek
watch the sunset f. güneşin batışını izlemek
watch sunset f. gün batımını izlemek
ls (local sunset) kısalt. yerel gün batımı
Deyim
one's sunset years i. (birisinin) yaşlılığı
one's sunset years i. ömrünün sonbaharı
sunset years i. ömrün sonbaharı
sunset years i. yaşlılık yılları
sunset years i. hayatın son yılları
ride off into the sunset f. rahata ermek
ride off into the sunset f. mutluluğa ermek
ride off into the sunset f. rahat edeceği/güzel günlere doğru yol almak
ride off into the sunset f. mutlu sona ulaşmak
ride off into the sunset f. ununu elemek eleğini asmak
one's sunset years expr. (birisinin) yaşlılığında
so long after sunset and so far from dawn expr. gecenin ilerleyen saatlerinde
so long after sunset and so far from dawn expr. gün batımından çok sonra ve şafaktan çok uzakta
so long after sunset and so far from dawn expr. gecenin bu saatinde
Hukuk
sunset provision i. sona erme hükmü
sunset provision i. sigorta poliçesinde sorumluluğun düzenleme tarihinden sonraki yıllara sarkmasını engellemek için konulan kloz
sunset provision i. kesin dampinge karşı vergi ve fiyat taahhütleri uygulamaya konuldukları tarihten itibaren söz konusu vergi için bir gözden geçirme prosedürü başlatılmadığı takdirde belli bir süre sonra yürürlükten kaldırılacağını ifade eden hüküm
sunset clause i. sigorta poliçesinde sorumluluğun düzenleme tarihinden sonraki yıllara sarkmasını engellemek için konulan kloz
sunset clause i. sona erme hükmü
sunset clause i. kesin dampinge karşı vergi ve fiyat taahhütleri uygulamaya konuldukları tarihten itibaren söz konusu vergi için bir gözden geçirme prosedürü başlatılmadığı takdirde belli bir süre sonra yürürlükten kaldırılacağını ifade eden hüküm
sunset provision i. belirli bir süre sonra otomatikman yürürlükten kalkan hüküm
Bilgisayar
early sunset i. erken gün batımı
early sunset i. günbatımı başlangıcı
late sunset i. günbatımı bitişi
late sunset i. geç gün batımı
Havacılık
sunrise to sunset expr. gündoğumundan gün batımına
sunset to sunrise expr. gün batımından gün doğumuna
Deniz Biyolojisi
sunset shell i. tellinidae familyasında yer alan deniz kabuğu türlerine verilen ad
Coğrafya
sunset beach i. north carolina eyaletinde yerleşim yeri
sunset hills i. missouri eyaletinde şehir
Meteoroloji
sunrise and sunset colours i. gündoğumu ve günbatımı renkleri