arabulucu - Türkçe İngilizce Sözlük

arabulucu

"arabulucu" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 52 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
arabulucu mediator i.
A mediator was absolutely necessary for the crisis.
Kriz için mutlaka bir arabulucu gerekliydi.

More Sentences
arabulucu intermediary i.
The chief of the neutral tribe agreed to act as an intermediary between the two tribes.
Tarafsız kabilenin şefi iki kabile arasında arabuluculuk yapmayı kabul etti.

More Sentences
arabulucu negotiator i.
Dan, an FBI negotiator, tried to talk to Linda.
Bir FBI arabulucusu olan Dan, Linda ile konuşmaya çalıştı.

More Sentences
Genel
arabulucu arbiter i.
The governor acted as the arbiter of social dispute, conducting the behaviors of the citizens.
Vali, toplumsal çatışmanın arabulucusu gibi davranarak vatandaşların davranışlarını yönetti.

More Sentences
arabulucu peacemaker i.
The diplomat acted as a peacemaker between conflicting parties.
Diplomat, çatışan taraflar arasında bir arabulucu gibi davranıyordu.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
arabulucu mediator i.
A mediator was absolutely necessary for the crisis.
Kriz için mutlaka bir arabulucu gerekliydi.

More Sentences
Hukuk
arabulucu referee i.
Jennifer accepted to be the referee to solve the dispute between them.
Jennifer aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için arabulucu olmayı kabul etti.

More Sentences
Siyasal
arabulucu peacemaker i.
The diplomat acted as a peacemaker between conflicting parties.
Diplomat, çatışan taraflar arasında bir arabulucu gibi davranıyordu.

More Sentences
arabulucu mediator i.
A mediator was absolutely necessary for the crisis.
Kriz için mutlaka bir arabulucu gerekliydi.

More Sentences
Telekom
arabulucu mediator i.
A mediator was absolutely necessary for the crisis.
Kriz için mutlaka bir arabulucu gerekliydi.

More Sentences
Genel
arabulucu intercessor i.
arabulucu pacifier i.
arabulucu conciliator i.
arabulucu soother i.
arabulucu peacekeeper i.
arabulucu reconciler i.
arabulucu treater i.
arabulucu negotiant i.
arabulucu intermediator i.
arabulucu go-between i.
arabulucu mean [obsolete] i.
arabulucu medium i.
arabulucu middler [obsolete] i.
arabulucu bridge-builder i.
arabulucu broker i.
arabulucu in-betweener i.
arabulucu comprador i.
arabulucu compradore i.
arabulucu pacificator i.
arabulucu contact man i.
arabulucu pleader i.
arabulucu disceptator [obsolete] i.
arabulucu henotic s.
Öbek Fiiller
arabulucu go-between i.
Ticaret/Ekonomi
arabulucu shunter [uk] i.
Hukuk
arabulucu arbitrageur i.
arabulucu arbitrager i.
arabulucu oddsman i.
arabulucu daysman i.
Siyasal
arabulucu referandary i.
arabulucu reconciler i.
arabulucu make-peace i.
arabulucu intercessor i.
arabulucu pacifier i.
arabulucu mediatory i.
arabulucu peace-keeper i.
arabulucu conciliator i.
arabulucu peace keeper i.
arabulucu arbitrator i.
arabulucu peacekeeper i.
arabulucu access broker i.
Star Wars
arabulucu spacer i.

"arabulucu" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 34 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
arabulucu mahkeme arbitration court i.
arabulucu kararıyla halletme arbitration i.
kadın arabulucu negotiatrix i.
kadın arabulucu negotiatress i.
arabulucu kadın woman mediator i.
arabulucu kadın mediatrix i.
(tarafsız) arabulucu honest broker i.
arabulucu rolü mediating role i.
arabulucu rol mediating role i.
arabulucu rol intermediary role i.
arabulucu ajan liaison i.
kadın arabulucu mediatress i.
arabulucu kimse buffer i.
arabulucu olarak görev alan intermediatory s.
arabulucu olmaksızın presently [obsolete] zf.
Deyim
dürüst arabulucu an honest broker i.
tarafsız arabulucu an honest broker i.
tarafsız arabulucu an honest broker i.
dürüst arabulucu an honest broker i.
arabulucu olmak be a go-between f.
Ticaret/Ekonomi
ödenen ücretler hakkında çıkan anlaşmazlıkların bir arabulucu veya tarafsız bir grup aracılığıyla çözülmesi wage arbitration i.
resmi arabulucu official reconciler i.
resmi arabulucu official mediator i.
resmi arabulucu official conciliator i.
Hukuk
(sirkte performans öncesi yetkililer ile anlaşma yapan) arabulucu fixer i.
arabulucu aracılığıyla çözülemez nonarbitrable s.
arabulucu aracılığıyla çözülebilir arbitrable s.
Siyasal
arabulucu heyet mediation board i.
arabulucu eski politikacı access broker i.
anlaşmazlıkları çözen arabulucu troubleshooter i.
arabulucu rol üstlenmek hold a mediatory position f.
Eski Kullanım
kadın arabulucu arbitress i.
kadın arabulucu arbitratrix i.
Star Wars
arabulucu (yıldız gemisi) peacekeeper (starship) i.