authorised - Türkçe İngilizce Sözlük

authorised

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"authorised" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
authorised s. yetkili
What is important now is that we have high-quality training courses and that there are authorised training centres.
Şu anda önemli olan, yüksek kaliteli eğitim kurslarımızın ve yetkili eğitim merkezlerimizin olmasıdır.

More Sentences
Genel
authorised s. yetkili
What is important now is that we have high-quality training courses and that there are authorised training centres.
Şu anda önemli olan, yüksek kaliteli eğitim kurslarımızın ve yetkili eğitim merkezlerimizin olmasıdır.

More Sentences
authorised s. izin verilmiş
In some areas, open coordination is directly authorised by the treaties.
Bazı alanlarda, açık koordinasyona anlaşmalar tarafından doğrudan izin verilmektedir.

More Sentences
authorised s. ruhsatlı
The four which are currently authorised are not used in any human antibiotic drugs.
Şu anda ruhsatlı olan bu dört antibiyotik, insanlarda kullanılan hiçbir antibiyotik ilaçta kullanılmamaktadır.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
authorised s. yetkili
What is important now is that we have high-quality training courses and that there are authorised training centres.
Şu anda önemli olan, yüksek kaliteli eğitim kurslarımızın ve yetkili eğitim merkezlerimizin olmasıdır.

More Sentences
Hukuk
authorised s. yetkili
What is important now is that we have high-quality training courses and that there are authorised training centres.
Şu anda önemli olan, yüksek kaliteli eğitim kurslarımızın ve yetkili eğitim merkezlerimizin olmasıdır.

More Sentences
Teknik
authorised s. yetkili
What is important now is that we have high-quality training courses and that there are authorised training centres.
Şu anda önemli olan, yüksek kaliteli eğitim kurslarımızın ve yetkili eğitim merkezlerimizin olmasıdır.

More Sentences
Bilişim
authorised s. yetkili
What is important now is that we have high-quality training courses and that there are authorised training centres.
Şu anda önemli olan, yüksek kaliteli eğitim kurslarımızın ve yetkili eğitim merkezlerimizin olmasıdır.

More Sentences
Genel
authorised s. yetki verilmiş
authorised s. resmi
authorised s. izinli
authorised s. onaylı
authorised s. tasdikli
Ticaret/Ekonomi
authorised i. yetki verilmiş kişi
authorised s. otorize
authorised s. salahiyetli
Hukuk
authorised s. mezun (ve yetkili)
authorised s. salahiyettar

"authorised" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
authorised consignor i. yetkili sevkıyatçı
authorised capital i. izin verilmiş sermaye
authorised consignee i. yetkili alıcı
authorised bank i. yetkili banka
authorised body i. yetkilendirilmiş kurum
authorised body i. yetkili kurum
authorised body i. yetkili organ
authorised bodies i. yetkili organlar
authorised signatory i. imza yetkisine haiz
authorised biography i. otobiyografik söyleşi
authorised biography i. biyografisi yazılan kişi ile yazarın söyleşi yaparak yazdığı biyografi
be authorised f. yetkilendirilmek
authorised to solely represent s. münferiden temsile yetkili
Ticaret/Ekonomi
authorised dealers in foreign exchange i. döviz işlemleri yapma yetkisi almış kişi veya kurumlar
authorised capital stock i. nominal sermaye
authorised credit i. yetkilendirilmiş kredi
authorised capital stock i. şirketin kurulmasına izin verilmiş sermaye tutarı
authorised signatory i. imza yetkilisi
authorised officer i. yetkili
authorised signatory i. imzaya yetkili kimse
authorised signatory i. yetkili imza
authorised signatory i. imzaya yetkili görevli
authorised signatory i. imzaya yetkili
authorised signatory i. imzaya yetkili memur
authorised capital i. nominal sermaye
authorised representative i. yetkili temsilci
authorised share capital i. kayıtlı sermaye
authorised capital i. kayıtlı sermaye
authorised capital i. kayıtlı sermaye
Hukuk
duly authorised s. murahhas
duly authorised s. tam yetkili
Siyasal
national authorised officer i. ulusal yetkili memur
Ulaştırma
authorised consignor i. izinli gönderici
Edebiyat
authorised biography i. yetkilendirilmiş biyografi
authorised biography i. izin alınarak yazılan biyografi
authorised biography i. otorize biyografi
Çevre
authorised consumption i. izinli tüketim