barrows - Türkçe İngilizce Sözlük

barrows

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

barrows — Definition

Anlamı ve Tanımı:
el arabası, (tarihî) tümsek mezar
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈbæroʊ/ – BrE /ˈbærəʊ/)
Terim Türü:
İsim: barrow (barrows)
Genellikle tek tekerli el arabasını tanımlayan sözcüktür; arkeolojide “barrow” tarihî tümsek mezarı tanımlayan terim olarak da geçer. Kökeni eski İngilizceye dayanır ve iki anlamı da eski “taşımak/yığmak” alanlarıyla ilişkilidir

"barrows" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
barrow i. el arabası
The workers are carrying the cement with barrows.
İşçiler el arabalarıyla çimento taşıyorlar.

More Sentences
Genel
barrow i. işportacı arabası
The barrow was full of apples.
İşportacı arabası elmalarla doluydu.

More Sentences
barrow i. höyük
All the attendants helped to examine the barrow on the grave.
Tüm görevliler mezarın üzerindeki höyüğün incelenmesine yardım etti.

More Sentences
Teknik
barrow i. el arabası
The workers are carrying the cement with barrows.
İşçiler el arabalarıyla çimento taşıyorlar.

More Sentences
Genel
barrow i. tepecik
barrow i. çek çek
barrow i. tümsek
barrow i. çekçek
barrow i. hadım edilmiş domuz
barrow i. bir el arabası dolusu miktar
barrow i. tuz kurutulan hasır kutu
barrow N. (tarihî) tümsek mezar
Teknik
barrow i. piramit araba
barrow i. teskere
barrow i. yük tablası
Hayvancılık
barrow i. cinsel olgunluğa ulaşmadan kısırlaştırılan domuz
Arkeoloji
barrow i. tarih öncesi mezarların üzerindeki toprak yığını
Çevre
barrow i. çöp yığını
barrow i. atık maddelerden oluşan yığın
Coğrafya
barrow i. irlanda'da bir nehir
barrow i. alaska'nın en kuzey noktası
barrow i. abd'nin en kuzeyindeki şehir
barrow i. (eski adıyla) utqiagvik

"barrows" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
barrow boy i. seyyar satıcı
hand-barrow i. el arabası
barrow-man i. seyyar meyve sebze satıcısı
barrow-boy i. seyyar meyve sebze satıcısı
barrow [dialect] [uk] i. münasebet
barrow [dialect] [uk] i. alaka
Deyim
barrow man [obsolete] [uk] i. sürgünle cezalandırılan mahkum
barrow man [obsolete] [uk] i. sürgüne gönderilen mahkum
into one's barrow [dialect] [scotland] expr. birinin ilgi veya isteklerine uygun
Teknik
barrow pit of sand i. kum ocağı
wheel barrow i. el arabası
barrow run i. ariyet akması
coal barrow i. kömür el arabası
hand-barrow i. teskere
hand-barrow i. dört kollu taşıma kabı
Demiryolu
barrow crossing i. yaya geçidi
Denizcilik
sea barrow i. dalgaların kıyıya çarpmasıyla oluşan deniz yönündeki dip akıntısı
Deniz Biyolojisi
sea barrow i. vatozda yumurta kapsülü
shark barrow i. köpekbalığında yumurta kapsülü
shark barrow i. elasmobranchii alt sınıfına mensup balıkların yumurta kapsülleri
Tarım
drill barrow i. tekerlekli tohum ekme makinesi
Arkeoloji
long barrow i. uzun höyük
round barrow i. yuvarlak höyük
Coğrafya
barrow-in-furness i. ingiltere'de yerleşim yeri
barrow point i. alaska'nın en kuzey noktası
Askeri
loading barrow i. tekerlekli mermi teskeresi
Kuşbilim
barrow's goldeneye (bucephala islandica) i. altıngöz
barrow's golden-eye of america i. kuzey avrupa, asya ve amerika'ya özgü bir ördek
barrow's golden-eye of america i. altıngöz