bedroom - Türkçe İngilizce Sözlük

bedroom

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bedroom — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yatak odası, özel oda
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈbɛdˌruːm/ – BrE /ˈbedruːm/)
Terim Türü:
İsim: bedroom (bedrooms)
Uyku ve kişisel yaşam için ayrılmış konut bölümü. Bed ve room bileşimi, mekânsal işlevi açıkça adlandırır. Mimarlık ve toplumsal yaşamda, mahremiyet alanı olarak merkezi bir yer tutar

"bedroom" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
bedroom i. yatak odası
I used to share my bedroom with my brother.
Eskiden yatak odamı kardeşimle paylaşırdım.

More Sentences
Bilgisayar
bedroom i. yatak odası
I used to share my bedroom with my brother.
Eskiden yatak odamı kardeşimle paylaşırdım.

More Sentences
Genel
bedroom s. bel altı
bedroom s. cinsel açıdan davetkar
bedroom s. banliyöde yaşayanların oturduğu
bedroom N. özel oda
Demiryolu
bedroom i. yataklı vagonda özel oda
Osmanlıca
bedroom i. şebistan

"bedroom" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 39 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bedroom suite i. yatak odası takımı
master bedroom i. ebeveyn yatak odası
bedroom story i. yatak odaları katı
bedroom suburb i. yatakhane-kent
guest bedroom i. misafir yatak odası
study-bedroom i. tek göz daire
bedroom eyes i. davetkar bakışlar
woman's bedroom i. kadının yatak odası
bedroom fantasy i. yatak odası fantazisi
two-bedroom suite i. iki yatak odalı süit
main bedroom i. ana yatak odası
main bedroom i. ebeveyn yatak odası
master bedroom i. ebeveyn odası
two bedroom apartment i. iki odalı daire
two bedroom flat i. iki odalı daire
bedroom slipper i. yumuşak ev terliği
have bedroom eyes f. davetkar şekilde bakmak
go to the bedroom f. yatak odasına gitmek
put a camera in someone's bedroom f. birinin yatak odasına kamera yerleştirmek
wait in the bedroom naked f. yatak odasında çıplak bir şekilde beklemek
two-bedroom s. iki yatak odalı
bdrm (bedroom) kısalt. yatak odası
Konuşma Dili
bedroom tax [uk] i. yatak odası vergisi
Deyim
bedroom eyes i. baştan çıkartıcı bakış(lar)
bedroom community i. banliyö
bedroom community i. uzak yerlerde çalışıp eve sadece yatıp uyumak için gelme
bedroom community i. iş yerlerinin olmadığı daha çok evlerin bulunduğu bölge
bedroom community i. oturdukları yerin dışında çalışıp eve sadece yatmaya gelen insanlardan oluşan topluluk
bedroom community i. yatak odası topluluğu
have bedroom eyes f. davetkar bakışlara sahip olmak
Konuşma
there's another bedroom right there expr. şurada bir yatak odası daha var
the bedroom was dark and cold expr. yatak odası karanlık ve soğuktu
Mobilya
children's bedroom i. çocuk yatak odası
bedroom set i. yatak odası takımı
bedroom furniture i. yatak odası mobilyası
Sinema
bedroom scene i. yatak sahnesi
the bedroom scenes i. yatak sahneleri
Argo
dead bedroom i. evli çiftlerin cinsel ilişkiye girmemesi
dead bedroom i. nadiren cinsel ilişkiye giren veya hiç girmeyen çift