| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | binge i. | alem | ||
| Genel | ||||
| Genel | binge i. | cümbüş | ||
|
We will go binge tonight. Bu gece cümbüş yapmaya gideceğiz. More Sentences |
||||
| Genel | binge f. | içki alemi yapmak | ||
|
He was binging on beer when we found him. Onu bulduğumuzda biralarla içki alemi yapıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | binge f. | tıkınmak | ||
|
Mom is bingeing on chocolate again. Annem yine çikolata tıkınıyor. More Sentences |
||||
| Genel | binge i. | çilingir sofrası | ||
| Genel | binge i. | içki alemi | ||
| Genel | binge i. | çok fazla içki içilen süre | ||
| Genel | binge i. | eğlence | ||
| Genel | binge i. | bir şeyin aşırı derecede yapıldığı süre | ||
| Genel | binge f. | aşırı/çok yemek | ||
| Argo | ||||
| Argo | binge i. | uyuşturucu alemi | ||
| Argo | binge i. | içkili uyuşturuculu eğlence | ||