bir şeye karşı olmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

bir şeye karşı olmak



"bir şeye karşı olmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
General
bir şeye karşı olmak be opposed to something f.

"bir şeye karşı olmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 54 sonuç

Türkçe İngilizce
General
dayanıklı olmak (bir şeye karşı) stand up to f.
(bir şeye karşı) sorumluluk sahibi olmak hold f.
(bir kimseye veya şeye) karşı güçlü bir etken olmak mitigate against f.
Phrasals
(bir şeye) alenen karşı olmak clamor against (something) f.
(birine veya bir şeye karşı) negatif düşüncelere sahip olmak get down on (someone or something) f.
birine/bir şeye karşı olmak have something against someone or something f.
birine/bir şeye karşı bir şeyi/bir sorunu olmak have something against someone or something f.
(birine/bir şeye) karşı duyarlı olmak tune into (someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı bir hazırlık içinde olmak mount against (someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı önyargılı olmak slant against (someone or something) f.
birine/bir şeye karşı sorumlu olmak report to someone or something f.
(birine/bir şeye karşı biriyle/bir şeyle) birlik olmak ally (oneself) (with someone) (against someone or something) f.
(birine/bir şeye karşı biriyle/bir şeyle) müttefik olmak ally (oneself) (with someone) (against someone or something) f.
(birine/bir şeye karşı biriyle/bir şeyle) birlik olmak ally (oneself) (with someone) (against someone or something) f.
(birine/bir şeye karşı biriyle/bir şeyle) müttefik olmak ally (oneself) (with someone) (against someone or something) f.
birine/bir şeye karşı olmak argue against someone or something f.
(birine/bir şeye karşı) tek yürek olmak band together (against someone or something) f.
Phrases
(birine/bir şeye) karşı çok hassas olmak yearn over (someone or something) f.
Colloquial
(birine/bir şeye) karşı olmak be down on (someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı olumsuz hisleri olmak be down on (someone or something) f.
(birine/bir şeye karşı) sert olmak be tough on (someone or something) f.
(birine/bir şeye karşı) müsamahasız olmak/davranmak be tough on (someone or something) f.
(birine/bir şeye karşı) acımasız olmak/davranmak be tough on (someone or something) f.
Idioms
bir şeye tamamen karşı olmak one's heart is set against something f.
bir şeye karşı zayıflığı olmak have a weakness for f.
bir şeye tamamen karşı olmak one's heart is dead set against something f.
(birine ya da bir şeye) karşı tek yumruk olmak take up (the) cudgels against (someone or something) f.
(bir şeye) çok karşı olmak be death on (someone or something) f.
(bir şeye/birine) karşı avantajlı konumda olmak get the weather gage of (someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı avantajlı durumda olmak get the weather gage of (someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı taş kalpli olmak harden (one's) heart against (someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı kalbinin taşlaşmasına sebep olmak harden (one's) heart against (someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı taş kalpli olmasına sebep olmak harden (one's) heart against (someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı garezi olmak harbor ill will toward (someone or something) f.
bir şeye karşı isteksiz olmak have no stomach for something f.
(bir şeye) çok karşı olmak be death on (something) f.
(birine/bir şeye) karşı taş kalpli olmak steel (one's) heart against (someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı merhametsiz olmak steel (one's) heart against (someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı şefkatsiz olmak steel (one's) heart against (someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı sevgisiz olmak steel (one's) heart against (someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı kalpsiz olmak steel (one's) heart against (someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı acımasız olmak steel (one's) heart against (someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı olmak be against (someone or something) f.
(birine/bir şeye) tamamen karşı olmak be dead set against (someone or something) f.
bir şeye tamamen karşı olmak be dead set against something f.
(birine/bir şeye) karşı tetikte olmak be on the watch (for someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı nöbette olmak be on the watch (for someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı dikkatli olmak be on the watch (for someone or something) f.
(bir şeye) tamamen/kesinlikle karşı olmak be set against (something) f.
bir şeye/bir şey yapmaya tamamen/kesinlikle karşı olmak be set against something/against doing something f.
bir şeye/bir şey yapmaya tamamen/kesinlikle karşı olmak be (dead) set against something/against doing something f.
(birine/bir şeye) karşı uyanık olmak be wise to (someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı uyanık olmak be/get wise to somebody/something f.
bir şeye karşı hazırlıklı olmak brace oneself for something f.