boylamsal - Türkçe İngilizce Sözlük

boylamsal

"boylamsal" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
boylamsal longitudinal s.
A longitudinal health study of this population is required to see if stillborn child rates have increased.
Ölü doğan çocuk oranlarının artıp artmadığını görmek için bu nüfus üzerinde boylamsal bir sağlık çalışması gereklidir.

More Sentences
Teknik
boylamsal longitudinal s.
A longitudinal health study of this population is required to see if stillborn child rates have increased.
Ölü doğan çocuk oranlarının artıp artmadığını görmek için bu nüfus üzerinde boylamsal bir sağlık çalışması gereklidir.

More Sentences
Genel
boylamsal long (longitudinal) kısalt.

"boylamsal" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 21 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
rijit hava gemisinin iki bitişik boylamsal ve çapraz yapı ile birleştiği alan panel i.
vücudun boylamsal ekseni etrafındaki dönüşler pirouettes i.
boylamsal çalışma longitudinal study i.
uçağın boylamsal eksenine daha yakın inboard zf.
(uçağın boylamsal ekseninden başlayarak) yan taraftan outboard zf.
Teknik
boylamsal tasarım longitudinal design i.
bilateral veya boylamsal olarak simetrik kısımları olan meristic s.
İnşaat
düz veya v tabanlı teknelerin tabanı ile yanlarının birleşme yerinde sintine boyunca uzanan bir boylamsal bir eleman chine i.
Denizcilik
boylamsal güzergah longitudinal course i.
bir tekne veya geminin boylamsal merkez kısmı amidships i.
bir tekne veya geminin boylamsal merkez kısmı amidship i.
Anatomi
omuriliğin her bir lateral kesitinin dorsal bölümünde yer alan gri maddenin boylamsal alt bölümü dorsal horn i.
omuriliğin her bir lateral kesitinin dorsal bölümünde yer alan gri maddenin boylamsal alt bölümü dorsal column i.
omuriliğin her bir lateral kesitinin dorsal bölümünde yer alan gri maddenin boylamsal alt bölümü posterior column i.
omuriliğin her bir lateral kesitinin dorsal bölümünde yer alan gri maddenin boylamsal alt bölümü posterior horn i.
Gökbilim
boylamsal yıldız longitude stars i.
Botanik
çeşitli ağaçların öz ışınlarının boylamsal veya teğetsel bölümler halinde oluşturduğu çizgi veya şekiller silver grain i.
Askeri
fırlatmada boylamsal eksenin dönüş derecesi pitch i.
Engineering
gemi ve uçakların boylamsal ekseninin yatay düzleme olan eğimini gösteren alet inclinometer i.
Sürüngenler
yılanlarda boylamsal pul tabakası dosel i.
yılanlarda boylamsal pul tabakası dorsal i.