bystander - Türkçe İngilizce Sözlük

bystander

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bystander — Definition

Anlamı ve Tanımı:
seyirci, olaya karışmayan kişi
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈbaɪstændər/ – BrE /ˈbaɪstændə/)
Terim Türü:
İsim: bystander (bystanders)
Bir olaya doğrudan müdahil olmayan gözlemci. By ve stand birleşimi, kenarda durma durumunu belirtir. Hukuk ve sosyal psikolojide, tanıklık ve müdahale etmeme davranışı bağlamında ele alınan kişi olarak değerlendirilir
Eş Anlamlılar:
onlooker
Zıt Anlamlılar:
participant

"bystander" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bystander i. seyirci kalan
The working class cannot remain a bystander in the fight between Trump and the Democrats.
İşçi sınıfı, Trump ile Demokratlar arasındaki mücadeleye seyirci kalamaz.

More Sentences
bystander i. seyirci
It is important to remember there are innocent bystanders sitting on the sidelines, watching and listening.
Kenarda oturan, izleyen ve dinleyen masum seyirciler olduğunu unutmamak önemlidir.

More Sentences
bystander i. görgü tanığı
The bystanders explained the details of the accident.
Görgü tanıkları kazanın ayrıntılarını anlattı.

More Sentences
bystander i. üçüncü kişi
bystander i. bir olayı olaya karışmadan kenardan izleyen
bystander i. olaya karışmadan bir kenarda duran kişi
bystander N. olaya karışmayan kişi

"bystander" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bystander effect i. kalabalık içinde herhangi bir olaya müdahale etmeme eğilimi
bystander apathy i. seyirci kalma hissizliği
bystander effect i. seyirci kalma etkisi
Konuşma Dili
an innocent bystander i. masum bir seyirci
Deyim
bystander apathy i. kriz veya suç unsuru oluşturabilecek bir durumu kanıksama ve mağdur kişiye yardım etmeme durumu
bystander apathy i. seyirci kalma psikolojisi
bystander apathy i. bir suça seyirci/tepkisiz kalma psikolojisi
Psikoloji
bystander apathy i. seyirci apatisi
bystander effect i. seyirci etkisi