centred - Türkçe İngilizce Sözlük

centred

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

centred — Definition

Anlamı ve Tanımı:
merkezlenmiş, ortalanmış
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsentərd/ – BrE /ˈsentəd/)
Terim Türü:
Sıfat
Merkeze yerleştirilmiş veya odağı merkeze alınmış durumu niteleyen sözcüktür. “Centre” kelimesine dayanan -ed biçim, hem tasarımda “ortalanmış” hem düşüncede “odaklı” anlamına gelir

"centred" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
centred s. sakinliğini koruyan
Despite the chaos around her, she remained centred.
Etrafındaki kargaşaya rağmen sakinliğini korudu.

More Sentences
centred s. odaklı
The company's marketing strategy was customer-centred.
Şirketin pazarlama stratejisi müşteri odaklıydı.

More Sentences
centred s. ortalanmış
centred s. amaçlı ve dengeli
centred s. ortalı
centred s. öz-güven sahibi
centred s. merkezli
Teknik
centred s. merkezlenmiş
Bilgisayar
centred s. ortadan

"centred" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 61 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
self centred s. bencil
centred on s. bir noktaya odaklanmış
self-centred s. bencil
learning centred s. öğrenme merkezli
child-centred s. çocuk merkezli
discourse centred s. anlatım merkezli
self-centred s. hep kendini düşünen
self-centred s. kararsız
Ticaret/Ekonomi
action centred leadership i. aksiyon/eylem merkezli liderlik
Siyasal
project-centred i. proje merkezli
european centred s. avrupa merkezli
Teknik
three centred curve i. üç merkezli eğri
body centred lattice i. gövde merkezli kafes
body centred structure i. gövde merkezli yapı
body-centred cubic structure i. hacim merkezli kübik yapı
body-centred cubic crystal i. hacim merkezli kübik kristal
body-centred cube i. hacim merkezli küp
body-centred structure i. gövde merkezli yapı
body-centred lattice i. gövde merkezli kafes
body-centred cubic metal i. hacim merkezli kübik metal
face-centred cubic metal i. yüzey merkezli kübik metal
face-centred cubic crystal i. yüzey merkezli kübik kristal
face-centred cubic structure i. yüzey merkezli kübik yapı
face-centred cube i. yüzey merkezli küp
body centred structure i. hacim merkezli yapı
body centred crystal i. hacim merkezli kristal
body centred tetragonal crystal i. hacim merkezli kare prizmalı kristal
body centred tetragonal i. hacim merkezli kare prizmalı
body centred cubic metal i. hacim merkezli küplü metal
body centred unit-cell i. hacim merkezli birim göze
body centred tetragonal structure i. hacim merkezli kare prizmalı yapı
body centred cubic crystal i. gövde merkezli küp örüt
body centred unit-cell i. gövde merkezli birim göze
body centred cubic metal i. gövde merkezli küplü metal
body centred tetragonal i. gövde merkezli kare prizmalı
body centred crystal i. gövde merkezli örüt
body centred tetragonal crystal i. gövde merkezli kare prizmalı kristal
body centred cubic metal i. gövde merkezli küp metal
body centred cube i. gövde merkezli küp
body centred tetragonal structure i. gövde merkezli kare prizmalı yapı
face-centred s. yüzey merkezli
body centred s. hacim merkezli
body centred cubic s. hacim merkezli küplü
end-centred s. uçmerkezli
body centred s. gövde merkezli
body centred cubic s. gövde merkezli küplü
body-centred s. (kristal) gövde merkezli
Medikal
patient-centred care i. hasta merkezli tedavi
Psikoloji
client-centred therapy i. danışan merkezli terapi
client-centred therapy i. birey merkezli terapi
Mutfak
soft-centred s. (çikolata veya şeker) ortası dolgulu
Kimya
face-centred unit cell i. yüzey merkezli birim hücre
Sosyal Bilimler
human-centred s. insan değerleri ve refahını merkeze alan
Eğitim
learner-centred s. öğrenci merkezli
learner-centred s. öğrenci odaklı
Dilbilim
student centred learning i. öğrenci odaklı öğretim
student centred learning i. öğrenci merkezli öğretim
Matbaa
centred dot i. sözcükte heceler arasına yerleştirilmiş nokta
centred dot i. koyu nokta
centred dot i. madde imi
centred dot i. ara nokta