challenging - Türkçe İngilizce Sözlük

challenging

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

challenging — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zorlayıcı, meydan okuyan
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈtʃælɪndʒɪŋ/ – BrE /ˈtʃælɪndʒɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Zorlayıcı olup çaba gerektiren veya kişiyi sınayan şeyi niteleyen sözcüktür. “Challenge” kökünden türeyen bu biçim, hem olumlu (“geliştirici zorluk”) hem nötr/olumsuz bağlamlarda kullanılabilir

"challenging" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
challenging i. meydan okuma
Our culture believes in always challenging the status quo.
Kültürümüz her zaman statükoya meydan okumaya inanır.

More Sentences
challenging s. zorlu
Learning French as a second language was a challenging journey for me.
Fransızcayı ikinci dil olarak öğrenmek benim için zorlu bir yolculuktu.

More Sentences
challenging s. iddialı
For this reason, the new Peugeot Partner Panelvan is dynamic and challenging.
Bu nedenle yeni Peugeot Partner Panelvan dinamik ve iddialı.

More Sentences
challenging s. zor
Developing smart products has never been more challenging.
Akıllı ürünler geliştirmek hiç bu kadar zor olmamıştı.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
challenging s. zorlayıcı
In terms of money and resources, this is not very challenging or problematic.
Para ve kaynaklar açısından bu çok zorlayıcı ya da sorunlu değildir.

More Sentences
Genel
challenging i. dürtücü
challenging s. gayret gerektiren (sorun vb)
challenging s. meydan okuyan
challenging s. boyun eğmez
challenging s. kamçılayıcı
challenging s. büyüleyici
challenging s. ilgi çekici
challenging s. merak uyandıran
challenging s. (aklı/beyni) zorlayan
challenging s. uğraştırıcı
challenging s. iddialı (sporda)
challenging s. mücadeleci
challenging s. çetrefilli
Ticaret/Ekonomi
challenging i. sıkıntı verici
challenging s. düşündürücü
Hukuk
challenging i. hakimi reddetme
challenging i. red

"challenging" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a challenging environment i. çetin ortam
challenging yet attainable s. zorlu ama ulaşılabilir
Konuşma
I am challenging you expr. sana meydan okuyorum
Hukuk
challenging of expert i. bilirkişinin reddi
challenging the venue i. yetkisizlik iddia etme
Medikal
extremely challenging s. çok zor