| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | checkpoint i. | kontrol noktası | ||
|
Three hundred of us crossed the Kalandia checkpoint to go to meet Yasser Arafat. Üç yüz kişi Yaser Arafat'la görüşmek için Kalandia kontrol noktasını geçtik. More Sentences |
||||
| Medikal | ||||
| Medikal | checkpoint i. | kontrol noktası | ||
|
Three hundred of us crossed the Kalandia checkpoint to go to meet Yasser Arafat. Üç yüz kişi Yaser Arafat'la görüşmek için Kalandia kontrol noktasını geçtik. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | checkpoint i. | trafik kontrol noktası | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | checkpoint i. | dünya yüzeyinde önceden belirlenmiş bir nokta | ||
| Teknik | checkpoint i. | darbenin merkezi | ||
| Teknik | checkpoint i. | havadaki bir uçağın gözetleme ya da elektriksel araçlar ile belirlenen üzerinden geçtiği coğrafi konum | ||
| Teknik | checkpoint i. | çek noktası | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | checkpoint i. | çek noktası | ||
| Bilgisayar | checkpoint i. | denetim noktası | ||
| Bilişim | ||||
| Bilişim | checkpoint i. | denetim noktası | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | checkpoint i. | denetleme noktası | ||