cinema - Türkçe İngilizce Sözlük

cinema

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cinema — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sinema, film sanatı, sinema salonu
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈsɪnəmə/ – BrE /ˈsɪnɪmə/)
Terim Türü:
İsim: cinema (cinemas)
Film sanatını, film endüstrisini veya sinema salonunu ifade eden kelimedir. Yunanca kinēma (“hareket”) kökünden türeyen modern kısaltmalar ve bilimsel adlandırma hattı, “hareketli görüntü” fikrini kelimenin temeline yerleştirir

"cinema" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cinema i. sinema
He studied cinema at university.
Üniversitede sinema üzerine eğitim almıştır.

More Sentences
Genel
cinema i. (yer olarak) sinema
Let's go to the cinema tonight.
Bu akşam sinemaya gidelim.

More Sentences
cinema i. sinema salonu
cinema N. film sanatı
Sinema
cinema i. sinema salonu

"cinema" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
the cinema i. sinema endüstrisi
animated cinema i. animasyon sineması
the cinema i. beyazperde
law about cinema video and music works i. sinema video ve müzik eserleri kanunu
imitation cinema i. benzetim sineması
cinema tradition i. sinema geleneği
cinema industry i. sinema sektörü
cinema sector i. sinema sektörü
home cinema system i. ev sinema sistemi
open-air cinema i. açık hava sineması
passion for cinema i. sinema tutkusu
cinema passion i. sinema tutkusu
european cinema i. avrupa sineması
cinema lover i. sinemasever
home cinema i. ev sinema odası
Konuşma Dili
big guns of the cinema i. sinemanın ağır topları
Deyim
tentpole cinema i. büyük hasılat beklenen filmler
tentpole cinema i. gişe filmleri
tentpole cinema i. gişede büyük başarı/gelir elde edeceği düşünülen filmler
tentpole cinema i. büyük ilgi göreceği düşünülen filmler
tentpole cinema i. yüksek bütçeli gişe filmleri
Konuşma
I went to the cinema yesterday expr. dün sinemaya gittim
do you fancy going to the cinema with me? expr. benimle sinemaya gelmek ister misin?
would you like to go to the cinema with me? expr. benimle sinemaya gelmek ister misin?
we are going to the cinema today expr. bugün sinemaya gideceğiz
why don't we go to the cinema? expr. neden sinemaya gitmiyoruz?
I'm in the cinema expr. sinemadayım
I'm at the cinema expr. sinemadayım
how often do you go to the cinema? expr. ne sıklıkla sinemaya gidersin?
I prefer to watch movies in the cinema expr. sinemada film izlemeyi tercih ediyorum
Kurum/Kuruluş
directorate general of copyrights and cinema i. telif hakları ve sinema genel müdürlüğü
directorate general of cinema i. sinema genel müdürlüğü
Medya
turkish cinema i. yeşilçam
İnşaat
cinema area i. sinema alanı
Eğitim
aesthetics of the cinema i. sinema estetiği
cinema as art form and communication medium i. sanat ve iletisim aracı olarak sinema
history of the cinema i. sinema tarihi
Sinema
sound cinema i. sesli sinema
cinema magazine i. sinema dergisi
intellectual cinema i. düşünce sineması
cinema manager i. oynatımcı
cinema magazine i. dergi film
pure cinema i. arı sinema
cinema d'essa i. deney sineması
underwater cinema i. denizaltı sineması
animated cinema i. animasyon sineması
animated cinema i. canlandırma sineması
cinema screen i. sinema ekranı
independent cinema i. bağımsız sinema
cinema ticket i. sinema bileti
cinema hall i. sinema salonu
narrative cinema i. anlatı sineması
cinema of attractions i. cazibe sineması
cinema industry i. sinema endüstrisi
cinema industry i. film endüstrisi
movements in cinema i. sinema akımları
cinema movements i. sinema akımları
cinema-going [uk] s. sinemaya düzenli giden
Kısaltma
caviar (cinema and video industry audience Research) i. sinema ve video endüstrisi izleyici araştırması