cinsellik - Türkçe İngilizce Sözlük

cinsellik

"cinsellik" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 7 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
cinsellik sexuality i.
The sexuality in the movie shocked the audience.
Filmdeki cinsellik seyirciyi şok etti.

More Sentences
Genel
cinsellik sex i.
I’m not talking about the sex organs.
Cinsel organlardan bahsetmiyorum.

More Sentences
Biyoloji
cinsellik sexuality i.
The sexuality in the movie shocked the audience.
Filmdeki cinsellik seyirciyi şok etti.

More Sentences
Genel
cinsellik sexism i.
Deyim
cinsellik the facts of life i.
cinsellik facts of life i.
Psikoloji
cinsellik sexism i.

"cinsellik" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 53 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
evlilikte cinsellik sex in marriage i.
edebiyatta cinsellik sex in literature i.
sinemada cinsellik sex in motion pictures i.
cinsellik nispeti sex ratio i.
kitle iletişim araçları ve cinsellik mass media and sex i.
güvenli cinsellik safe sexuality i.
güvenli cinsellik safe sex i.
cinsellik içgüdüsü libido i.
cinsellik bilimi uzmanı sexologist i.
cinsellik bilimci sexologist i.
aynı cinsiyetten biriyle yaşanan cinsellik homosex i.
cinsellik dünyası üstülük supersexuality i.
cinsellik yaşamak have a sexual intercourse f.
buram buram cinsellik kokan voluptuous s.
cinsellik içermeyen (yakınlık) nonphysical s.
cinsiyet veya cinsellik ile ilgili olmayan nonsexual s.
cinsellik konusunda sansürsüz graphic s.
çiftin başkalarıyla cinsellik yaşamadığı (ilişki) committed s.
cinsellik ve şiddet odaklı pulpy s.
cinsellik içererek intimately zf.
cinsellik anlamı veren ön ek gamo- ök.
Konuşma Dili
cinsellik üzerine kurulu ilişki whing-ding i.
cinsellik üzerine kurulu ilişki wing-ding i.
Deyim
serbest/özgür cinsellik anlayışı zipper morals [dated] i.
önüne gelenle yatıp/düşüp kalkmaya dayalı cinsellik anlayışı zipper morals [dated] i.
(genç erkekler için) istek ve cinsellik gibi duyguların şahlandığı bir dönemden geçmek sow one's wild oats f.
(genç erkekler için) istek ve cinsellik gibi duyguların şahlandığı bir dönemden geçmek sow your wild oats f.
Medikal
eş cinsellik homosexuality i.
Anatomi
cinsellik organı genital organ i.
Psikoloji
çift cinsellik bisexuality i.
ara cinsellik intersexuality i.
çift cinsellik bisexuality i.
iş bölümünde cinsellik sexual division of labor i.
sinemada cinsellik sex in motion pictures i.
dilde cinsellik sexism in language i.
popüler kültürde cinsellik sex in popular culture i.
edebiyatta cinsellik sex in literature i.
bastırılmış cinsellik sexual repression i.
bastırılmış cinsellik repressed sexuality i.
çocuksu cinsellik davranışı sergileyen polymorphous perverse s.
çocuksu cinsellik davranışı sergileyen polymorphous-perverse s.
Biyokimya
yumurtalıklarda salgılanıp kadınlarda cinsel özelliklerden sorumlu steroid cinsellik hormonları oestrogen i.
Sosyal Bilimler
cinsellik karşıtlığı antisexuality i.
cinsellik karşıtı kimse antisexual i.
cinsellik karşıtı antisexual s.
sosyal cinsellik ile ilgili sociosexual s.
Edebiyat
cinsellik rehberi pillow book i.
cinsellik ve şiddet içeren tarihi ve duygusal (kitap, film) bodice-ripping s.
Matbaa
özellikle cinsellik konulu kişisel ilanların iletişim bilgileri ile birlikte yer aldığı dergi contact magazine i.
Argo
romantizm veya cinsellik odaklı olmayan hayran kurgusu gen i.
cinsellik konusunda seçici olmamak quench (one's) thirst at any dirty puddle f.
cinsellik kovalamak (erkek için) get some tail f.
cinsellik kullanarak etkilemek rope (in) f.