classroom - Türkçe İngilizce Sözlük

classroom

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

classroom — Definition

Anlamı ve Tanımı:
derslik, sınıf
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈklæsruːm/ – BrE /ˈklɑːsrʊm/)
Terim Türü:
İsim: classroom (classrooms)
Eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü kapalı alan. Class ve room birleşimi, işlevsel mekânı belirtir. Eğitimde, öğretim sürecinin fiziksel ortamı olarak kullanılır
Eş Anlamlılar:
lecture room
Zıt Anlamlılar:
playground

"classroom" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
classroom i. sınıf
There are forty students in the classroom.
Sınıfta kırk öğrenci var.

More Sentences
Genel
classroom i. derslik
Sami came out of the classroom.
Sami derslikten çıktı.

More Sentences
classroom i. sınıf
There are forty students in the classroom.
Sınıfta kırk öğrenci var.

More Sentences
classroom i. dershane
classroom i. ders odası

"classroom" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 61 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
classroom management i. sınıf yönetimi
classroom environment i. sınıf ortamı
classroom environment i. sınıf çevresi
classroom desks i. sınıf sıraları
classroom desk i. sınıf sırası
classroom objects i. sınıf nesneleri
classroom rules i. sınıf kuralları
enter the classroom f. sınıfa girmek
throw the student out of the classroom f. öğrenciyi sınıftan atmak
throw the student out of the classroom f. öğrenciyi dersten atmak
kick a student out of the classroom f. öğrenciyi sınıftan atmak
kick a student out of the classroom f. öğrenciyi dersten atmak
take the students out of the classroom f. öğrencileri sınıftan atmak
play in the classroom f. sınıfta oyun oynamak
clean the classroom f. sınıfı temizlemek
İfadeler
keep the classroom clean expr. sınıfı temiz tutun
keep the classroom clean expr. sınıfı temiz tut
Konuşma
don't run in the classroom! expr. sınıfta koşma!
don't run in the classroom! expr. sınıfta koşmayın!
keep your classroom tidy expr. sınıfınızı düzenli tutun
keep the classroom tidy expr. sınıfı düzenli tutun
keep the classroom tidy expr. sınıfı temiz tut
keep the classroom tidy expr. sınıfı temiz tutun
be quiet in the classroom expr. sınıfta sessiz olun
be quiet in the classroom expr. sınıfta sessiz ol
be quiet in the classroom expr. sınıfta sessiz olalım
Ticaret/Ekonomi
classroom training i. dershane eğitimi
Bilişim
electronic classroom i. elektronik sınıf
smart classroom i. elektronik sınıf
Eğitim
classroom teacher i. sınıf öğretmeni
classroom teaching i. sınıf öğretmenliği
classroom assessment i. sınıf içi değerlendirme
classroom size i. sınıf mevcudu
classroom size i. sınıftaki öğrenci sayısı
classroom rules i. sınıf kuralları
classroom language i. sınıf dili
backwards classroom i. öğretmenin işlediği konuyu video gibi teknolojik araçlarla zenginleştirerek işlemesi
flipped classroom i. öğrencilerin evde okumaları tamamlamasını ve ders saati boyunca canlı problem çözme üzerinde çalışmasını sağlayarak öğrenci katılımını ve öğrenmesini artırmayı amaçlayan bir öğretim stratejisi
flipping the classroom i. öğretmenin işlediği konuyu video gibi teknolojik araçlarla zenginleştirerek işlemesi
flipped classroom i. ters yüz edilmiş sınıf
flipped classroom i. ters-yüz sınıf
primary classroom i. okulda çocukların en çok zaman geçirdikleri sınıf
classroom performance grade i. kanaat notu
classroom arrangement i. sınıf düzeni
classroom assistant i. yardımcı öğretmen
flipped classroom i. tersine sınıf
thinking classroom i. düşünen sınıf
outdoor classroom day i. okul dışarıda günü
regular classroom teacher i. sınıf öğretmeni
classroom project i. grup ödevi
classroom project i. sınıf projesi
open classroom i. açık sınıf sisteminin uygulandığı eğitim kurumu
open classroom i. açık sınıf
Dilbilim
classroom technique i. derslik tekniği
classroom management i. sınıf içi yönetimi
classroom management i. sınıfiçi yönetimi
classroom interaction i. sınıfiçi etkileşim
classroom tasks i. sınıfiçi etkinlikleri
classroom studies in sla i. ikinci dilde sınıfiçi dil edinim incelemeleri
classroom observation i. sınıfiçi gözlem
classroom discourse i. sınıfiçi söylemi