cobble - Türkçe İngilizce Sözlük

cobble

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cobble — Definition

Anlamı ve Tanımı:
taş döşemek, yamamak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkɑːbəl/ – BrE /ˈkɒbəl/)
Terim Türü:
Fiil: cobble (cobbles – cobbled – cobbling)
Taşlarla kaplamak ya da aceleyle birleştirmek. Cobble kökünden gelen fiil, düzensiz onarımı ifade eder. İnşaat ve mecazda, geçici çözümü belirtir
Eş Anlamlılar:
patch
Zıt Anlamlılar:
refine

"cobble" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 35 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
cobble i. arnavut kaldırımı
We walked through narrow streets of cobble.
Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda yürüdük.

More Sentences
cobble i. tamir etmek (ayakkabı)
The old man cobbled the shoes.
Yaşlı adam ayakkabıları tamir etti.

More Sentences
cobble f. kaldırım taşı döşemek
The workers are cobbling the street.
İşçiler sokağa kaldırım taşı döşüyorlar.

More Sentences
Teknik
cobble f. kaldırım taşı döşemek
The workers are cobbling the street.
İşçiler sokağa kaldırım taşı döşüyorlar.

More Sentences
Genel
cobble i. kaba çakıl
cobble i. parke taşı
cobble i. kaldırım taşı
cobble i. yuvarlak kaya parçası
cobble i. arnavut kaldırım taşı
cobble i. kördüğüm
cobble i. üstünkörü onarım
cobble f. taşla kaplamak
cobble f. ayakkabı tamir etmek
cobble f. pençe vurmak
cobble f. taş döşemek
cobble f. uyduruvermek
cobble f. kabaca birleştirmek
cobble f. yamamak
Teknik
cobble i. blokaj taşı
cobble i. çakıl
cobble i. hadde bozuğu
cobble i. kaldırım taşı
cobble i. kabarıntı
cobble i. kaba çakıl
cobble i. yassı yuvarlak taş
İnşaat
cobble i. kaldırım taşı
Otomotiv
cobble f. uyduruk iş yapmak
Denizcilik
cobble i. iri çakıl
Jeoloji
cobble i. iri taş
Kuşbilim
cobble i. buz dalgıcı
cobble i. kızıl gerdanlı dalgıç
Argo
cobble i. kötü işçilik izleri gösteren parça
Metallurgy
cobble i. atık demir veya çelik topu
cobble i. atık demir veya çelik parçası
cobble i. yuvarlanarak hareket eden parçada kontrol kaybından kaynaklı kusur

"cobble" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
cobble [uk] f. yama yapmak
cobble [uk] f. üstünkörü bir şekilde onarmak
Öbek Fiiller
cobble something together f. kabaca birleştirmek
cobble something up f. kabaca birleştirmek
cobble together f. kabaca birleştirmek
cobble together f. dikkatsizce bir araya getirmek
cobble together f. yarım yamalak bir araya getirmek/birleştirmek
cobble together f. baştan savma bir şekilde yapıp bitirmek
cobble together f. özensizce toparlamak/birleştirmek
cobble together f. yalapşap yapmak/birleştirmek
cobble up f. kabaca birleştirmek
cobble up f. yarım yamalak bir araya getirmek/birleştirmek
cobble up f. özensizce toparlamak/birleştirmek
cobble up f. dikkatsizce bir araya getirmek
cobble up f. yalapşap yapmak/birleştirmek
cobble up f. baştan savma bir şekilde yapıp bitirmek
Deyim
enough (something) to cobble dogs with expr. bol bol
enough (something) to cobble dogs with expr. bol miktarda
enough (something) to cobble dogs with expr. çok fazla
enough (something) to cobble dogs with expr. dünya kadar
Maden
cobble [uk] i. küçük kaldırım taşı büyüklüğünde kömür parçası
cobble coal [uk] i. küçük kaldırım taşı büyüklüğünde kömür parçası
Çevre
cobble stone masonry i. kesmetaş yığma
Coğrafya
cobble [dialect] i. (özellikle yer adlarında) yuvarlak tepe