compelling - Türkçe İngilizce Sözlük

compelling

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

compelling — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ikna edici, güçlü
Okunuş (IPA):
(AmE /kəmˈpɛlɪŋ/ – BrE /kəmˈpɛlɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat: compelling
Dikkat ve kabul uyandıran nitelik anlamına gelir. Compel fiilinden türeyen sıfat, zorlayıcı etkiyi ifade eder. Retorik ve anlatıda, güçlü gerekçe sunmayı belirtir
Eş Anlamlılar:
persuasive
Zıt Anlamlılar:
unconvincing

"compelling" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
compelling s. zorlayıcı
There is no compelling justification to treat game differently from other meats, as is the case at present.
Şu anda olduğu gibi, av hayvanlarına diğer etlerden farklı muamele etmek için zorlayıcı bir gerekçe yoktur.

More Sentences
compelling s. zorlu
Genel
compelling s. ikna edici
The decision to detain individuals is made on the basis of detailed and compelling evidence.
Bireyleri gözaltına alma kararı, ayrıntılı ve ikna edici kanıtlara dayanılarak verilir.

More Sentences
compelling s. ilgi uyandıran
That's a very compelling story.
Bu çok ilgi uyandıran bir hikaye.

More Sentences
compelling s. ikna edici
The decision to detain individuals is made on the basis of detailed and compelling evidence.
Bireyleri gözaltına alma kararı, ayrıntılı ve ikna edici kanıtlara dayanılarak verilir.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
compelling s. zorlayan
By compelling producers to participate in take-back schemes, this directive will be hard-hitting and effective.
Üreticileri geri alma programlarına katılmaya zorlayan bu direktif, vurucu ve etkili olacaktır.

More Sentences
Genel
compelling i. zorlama
compelling s. mücbir
compelling s. çetin
compelling s. dayatmacı
compelling s. merak uyandıran
compelling s. inandırıcı
compelling s. çok ilginç
compelling s. çok güçlü veya etkili
compelling s. saygı uyandıran
compelling s. ilginç
compelling s. dikkati üzerine çeken
compelling s. kuvvetli yönleri olan
compelling s. güçlü
Ticaret/Ekonomi
compelling s. mecbur eden
Hukuk
compelling s. mecburi

"compelling" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
compelling reasons i. zecri sebepler
compelling circumstance i. zorlayıcı koşul
compelling reason i. mücbir sebep
compelling evidence i. sağlam kanıt
due to compelling reasons zf. zorunlu nedenlerle
Hukuk
compelling evidence i. ikna edici delil
compelling evidence i. zorlayıcı kanıt
jus cogens (compelling law/peremptory norm) i. buyruk kural