| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | compiled s. | derlenen | ||
|
I must simply reiterate that my work is based on estimates which are compiled by the Member States. Çalışmalarımın Üye Devletler tarafından derlenen tahminlere dayandığını yinelemek isterim. More Sentences |
||||
| Genel | compiled s. | derlenmiş | ||
| Osmanlıca | ||||
| Osmanlıca | compiled s. | müdevven | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | be compiled f. | derlenmek | ||
| Genel | compiled by s. | derleyen | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | compiled statutes i. | bir ülkenin yürürlükteki yasalarının bir sistem dahilinde bir arada toplanması durumu | ||
| Hukuk | compiled statutes i. | bir ülkenin yürürlükte olan kanun ve diğer hukuk kurallarırının bir sistem dahilinde bir arada toplanması | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | compiled module format i. | derlenmiş modül biçimi | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | compiled module format i. | derlenmiş modül biçimi | ||
| Bilgisayar | compiled code i. | derlenmiş kod | ||
| Bilgisayar | compiled language i. | yürütmeden derleyici ile bilgisayar diline çevrilmiş programlara ait programlama dili | ||