constable - Türkçe İngilizce Sözlük

constable

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

constable — Definition

Anlamı ve Tanımı:
polis memuru, zabıta görevlisi
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkɑːnstəbəl/ – BrE /ˈkʌnstəbəl/)
Terim Türü:
İsim: constable (constables)
Özellikle Birleşik Krallık geleneğinde polis memurunu veya yerel düzeni sağlayan resmî görevlileri açıklayan sözcüktür; kamu düzeni ve yetki çağrışımı taşır. Latince comes stabuli (“ahırın kontu”) ifadesinden Orta Fransızca üzerinden gelişmiştir; tarihsel saray görevi anlamı zamanla yerel kolluk görevlisi unvanına kaymıştır.
Eş Anlamlılar:
police officer, lawman
Zıt Anlamlılar:
criminal, offender

"constable" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
constable i. polis memuru
I started my career as a constable.
Kariyerime polis memuru olarak başladım.

More Sentences
Siyasal
constable i. emniyet mensubu
The use of constables can vary within a state.
Emniyet mensuplarının istihdam biçimi eyalet içerisinde değişiklik gösterebiliyor.

More Sentences
constable i. polis memuru
I started my career as a constable.
Kariyerime polis memuru olarak başladım.

More Sentences
Genel
constable i. polis
constable i. yüksek memur
constable i. taşra polisi
constable i. kale muhafızı
constable i. hisar muhafızı
constable i. tahkimli yerleşim muhafızı
constable i. asayişi sağlayıp bazı ufak yargı görevleri bulunan devlet memuru
constable i. (manş adaları'nda) seçilmiş semt başkanı
constable N. zabıta görevlisi
Tarih
constable i. (ortaçağ ingilteresi'nde) başkumandan ve kazasker yetkilerine sahip bir tür devlet görevlisi
Coğrafya
constable i. new york eyaletinde yerleşim yeri
Askeri
constable i. (ortaçağ'da) rütbeli asker
Star Wars
constable i. emniyet müdürü

"constable" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
police constable i. polis memuru
constable [uk] i. polis memuru
chief constable i. emniyet müdürü
chief police constable i. emniyet genel müdürü
petty constable i. (britanya) idari bölgede çalışan kanun uygulayıcı
petty constable i. (britanya) küçük bir bölgede çalışan kolluk görevlisi
petit constable i. düşük kademeli sivil idare memuru
Deyim
outrun the constable f. borca batmak
outrun the constable f. borca girmek
Hukuk
high constable i. emniyet müdürü
senior constable i. kıdemli polis memuru
senior constable i. yüksek memur
chief constable [uk] i. il polis müdürü
special constable i. ücretli polis memuru
wpc (woman police constable) [uk] kısalt. kadın polis memuru
Siyasal
chief constable of the district i. ilçe emniyet müdürü