contagious - Türkçe İngilizce Sözlük

contagious

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

contagious — Definition

Anlamı ve Tanımı:
bulaşıcı, yayılgan
Okunuş (IPA):
(AmE /kənˈteɪdʒəs/ – BrE /kənˈteɪdʒəs/)
Terim Türü:
Sıfat
Hastalıkların kişiden kişiye geçebilmesini veya mecazi olarak duygu ve davranışların hızla yayılmasını tanımlar; “temasla bulaşma” fikri belirgindir. Latince contagiosus ve contagium (“temasla bulaş”) kökünden gelir; modern dilde tıbbî anlam temel kalırken “contagious laughter” gibi kullanımlarla sosyal yayılım mecazı güç kazanmıştır.
Eş Anlamlılar:
infectious, transmissible
Zıt Anlamlılar:
noncontagious, contained

"contagious" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
contagious s. bulaşıcı
It's a highly contagious disease.
Oldukça bulaşıcı bir hastalık.

More Sentences
Genel
contagious s. bulaşıcı
It's a highly contagious disease.
Oldukça bulaşıcı bir hastalık.

More Sentences
contagious s. bulaşıcı hastalığı bulunan
Please don't come to the office - you're contagious.
Lütfen ofise gelmeyin; bulaşıcı hastalığınız var.

More Sentences
Siyasal
contagious s. bulaşıcı
It's a highly contagious disease.
Oldukça bulaşıcı bir hastalık.

More Sentences
Medikal
contagious s. bulaşıcı
It's a highly contagious disease.
Oldukça bulaşıcı bir hastalık.

More Sentences
Genel
contagious s. mikroplu
contagious s. hastalık bulaştıran
contagious s. geçici
contagious s. temasla geçen
contagious s. salgın
contagious s. zehirli
contagious s. hastalık bulaştıran (insan)
contagious s. (hastalık) temasla geçen
contagious s. yayılan
contagious s. heyecan uyandıran
contagious s. coşku veren
contagious s. tepki uyandıran
contagious s. yayılgan
Medikal
contagious i. kontajiyöz
contagious s. bulaşkan
contagious s. çabuk yayılan
contagious s. sari

"contagious" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
contagious disease i. bulaşıcı hastalık
Genel
non-contagious disease i. bulaşıcı olmayan hastalık
contagious laugh i. bulaşıcı kahkaha
contagious laugh i. bulaşıcı gülüş
contagious [obsolete] s. zehirleyici
contagious [obsolete] s. hastalık yapıcı
contagious [obsolete] s. zehirli
contagious [obsolete] s. sağlığı bozan
contagious [obsolete] s. hastalığa sebep olan
Konuşma Dili
contagious laughter i. bulaşıcı gülüş
contagious laughter i. bulaşıcı kahkaha
Konuşma
fear is contagious expr. korku bulaşıcıdır
Ticaret/Ekonomi
contagious bias i. sari peşin hüküm
Medikal
contagious disease i. bulaşıcı hastalık
devastating contagious disease i. yıkıcı ve bulaşıcı hastalık
fear of contagious disease i. bulaşık hastalık korkusu
contagious ecthyma i. hiçbir dental veya tıbbi neden olmaksızın ağızda yanma hissi
Veterinerlik
contagious ecthyma i. bulaşıcı ektima
contagious agalactia i. bulaşıcı agalaksi/süt kesen hastalığı
contagious stomatitis i. tabak hastalığı
contagious abortion i. ehli hayvanlarda düşüğe sebep olan bruselloz
contagious stomatitis i. şap hastalığı
contagious pustular dermatitis i. bulaşıcı bir koyun, keçi ve sığır hastalığı
İstatistik
rutherford's contagious distribution i. rutherford bağlı dağılımı
generalised contagious distribution i. genelleştirilmiş iç-içe dağılım