contemplative - Türkçe İngilizce Sözlük

contemplative

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

contemplative — Definition

Anlamı ve Tanımı:
düşünceli, tefekküre dönük, dalgın
Okunuş (IPA):
(AmE /kənˈtɛmplətɪv/ – BrE /kənˈtɛmplatɪv/)
Terim Türü:
Sıfat
Derin düşünmeye yatkın, içe dönük ve sakin bir değerlendirme hâlini tanımlar; ruh hâli ve üslup betimlemesinde kullanılır. Latince kök aynı “dikkatle gözleme” fikrini taşır; modern dilde özellikle felsefî/ruhsal bağlamda “içeriden bakma” tutumunu adlandırır.
Eş Anlamlılar:
reflective, meditative
Zıt Anlamlılar:
impulsive, unthinking

"contemplative" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
contemplative s. düşünceli
She sat by the window in a contemplative mood.
Düşünceli bir ruh haliyle pencere kenarında oturuyordu.

More Sentences
contemplative i. düşünüp taşınan kimse
contemplative i. tefekkür eden kimse
contemplative i. düşüncelere dalıp giden kimse
contemplative i. tefekkürcü
contemplative s. düşünceye dalmış
contemplative s. uzun uzun düşünmeyi seven
contemplative s. dalgın
contemplative s. derin düşünceye dalmış
contemplative s. tefekkür içinde
contemplative s. tefekküre dönük
Dini
contemplative i. (hristiyanlıkta) kendini tefekküre adamış kimse

"contemplative" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
contemplative [obsolete] s. kuramlaştıran
contemplative [obsolete] s. teori geliştiren
contemplative [obsolete] s. nazari
contemplative [obsolete] s. kuramsal
contemplative [obsolete] s. teorik