| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | cooker i. | ocak | ||
|
Induction cookers use magnets to directly heat pots and pans. İndüksiyonlu ocaklar, tencere ve tavaları doğrudan ısıtmak için mıknatıs kullanır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | cooker i. | tencere | ||
|
The new generation of pressure cookers is now much safer. Yeni nesil düdüklü tencereler artık çok daha güvenli. More Sentences |
||||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | cooker i. | ocak | ||
|
Induction cookers use magnets to directly heat pots and pans. İndüksiyonlu ocaklar, tencere ve tavaları doğrudan ısıtmak için mıknatıs kullanır. More Sentences |
||||
| Mutfak | cooker i. | pişirilerek yenen yiyecek | ||
|
Ruth was pleased with her apple cooker tart. Ruth pişirdiği elmalı tarttan memnun kalmıştı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | cooker i. | fırın | ||
| Genel | cooker i. | pişirme kabı | ||
| Genel | cooker i. | fırın (üstü ocak altı fırın olan mutfak aleti) | ||
| Genel | cooker i. | gaz ocağı | ||
| Genel | cooker i. | yemek pişirme kabı | ||
| Genel | cooker N. | aşçı (BrE) | ||
| Genel | cooker N. | pişirici cihaz | ||
| Mobilya | ||||
| Mobilya | cooker i. | kuzine | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | cooker i. | gazocağı | ||
| Mutfak | cooker i. | gaz ocağı | ||
| Mutfak | cooker i. | kazan | ||
| Mutfak | cooker i. | mutfak (ocak) | ||
| Argo | ||||
| Argo | cooker i. | eroin gibi uyuşturucuların ısıtılarak suda çözündürüldüğü küçük ve uyduruk kap | ||