| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | cooling s. | soğutucu | ||
|
A large area of the machine includes a cooling device. Makinenin büyük bir kısmında, soğutucu bir aygıt bulunur. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | cooling i. | soğutma | ||
|
There is one issue that you, yourself, said is still not resolved, which is to the issue known as cooling. Sizin de hala çözülmediğini söylediğiniz bir mesele var ki o da soğutma olarak bilinen meseledir. More Sentences |
||||
| Genel | cooling s. | serinletici | ||
|
You cannot hold the wind in your hand, but you can feel its cooling breeze. Rüzgarı elinizde tutamazsınız ama serinletici esintisini hissedebilirsiniz. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | cooling i. | soğutma | ||
|
There is one issue that you, yourself, said is still not resolved, which is to the issue known as cooling. Sizin de hala çözülmediğini söylediğiniz bir mesele var ki o da soğutma olarak bilinen meseledir. More Sentences |
||||
| Gıda | ||||
| Gıda | cooling i. | soğutma | ||
|
There is one issue that you, yourself, said is still not resolved, which is to the issue known as cooling. Sizin de hala çözülmediğini söylediğiniz bir mesele var ki o da soğutma olarak bilinen meseledir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | cooling i. | soğuma | ||
| Genel | cooling s. | soğutan | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | cooling i. | bekleyiş | ||
| Ticaret/Ekonomi | cooling i. | intizar | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | cooling i. | cihaz soğutulması | ||
| Teknik | cooling i. | serinletme | ||
| Teknik | cooling i. | soğutma dili | ||
| Teknik | cooling i. | sıcak presleme donanımı | ||
| Teknik | cooling i. | soğuma | ||
| Kimya | ||||
| Kimya | cooling i. | soğuma | ||
| Biyokimya | ||||
| Biyokimya | cooling f. | soğutmak | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | cooling i. | soğuklama | ||