| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | coolness i. | serinlik | ||
|
An essential ritual for the summer months, ice cream accompanies summer heat with taste and coolness. Yaz aylarının vazgeçilmez ritüeli dondurma, yaz sıcaklarına lezzeti ve serinliğiyle eşlik ediyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | coolness i. | soğukkanlılık | ||
|
His coolness has alienated his friends. Soğukkanlılığı arkadaşlarını uzaklaştırdı. More Sentences |
||||
| Genel | coolness i. | soğukluk | ||
| Genel | coolness i. | yüzsüzlük | ||
| Genel | coolness i. | ilgisizlik | ||
| Genel | coolness i. | sakinlik | ||
| Genel | coolness i. | soğuk davranma | ||
| Genel | coolness i. | özgüven | ||
| Genel | coolness i. | kendine güven | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Askeri | ||||
| Askeri | coolness under stress i. | stres altında soğukkanlılık | ||