covet - Türkçe İngilizce Sözlük

covet

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

covet — Definition

Anlamı ve Tanımı:
göz dikmek, imrenmek, arzulamak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkʌvɪt/ – BrE /ˈkʌvɪt/)
Terim Türü:
Fiil: covet (covets – coveted – coveting)
Başkasına ait olana güçlü ve çoğu zaman kıskançlığa yakın bir istek duymayı anlatan fiildir; ahlaki çağrışımı belirgindir. Eski Fransızca coveitier üzerinden Latince cupiditas (“şehvetli arzu”) alanıyla ilişkilendirilir; modern dilde özellikle “covet someone’s success/possessions” gibi kullanımlarla, “sahip olma hırsı”nı vurgulayan keskin bir fiil olarak yerleşmiştir.
Eş Anlamlılar:
desire, crave
Zıt Anlamlılar:
disdain, be content

"covet" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
covet f. imrenmek
An Olympic gold medal is probably the most coveted sporting prize.
Olimpiyat altın madalyası muhtemelen en imrenilecek spor ödülüdür.

More Sentences
covet f. istemek
It was only natural that some might covet this added value.
Bu ilave kazancı elde etmeyi istemek son derece doğaldı.

More Sentences
covet f. tamah etmek
covet f. göz koymak
covet f. gıpta etmek
covet f. göz dikmek
covet f. çok istemek
covet f. gözü kalmak
covet f. şiddetle arzu etmek
covet f. arzulamak