decadent - Türkçe İngilizce Sözlük

decadent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

decadent — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdekədənt/ – BrE /ˈdekədənt/)
Terim Türü:
Sıfat
Aşırı lüks ve haz arayışını niteleyen ya da bir kültürel dönemin “yozlaşmış” görünen tarzını tanımlamaktadır. Decadence kökünden türemiştir; modern dilde hem ağır yargı hem de bazen “keyifli lüks”ü şakacı biçimde öven bir tonla kullanılabilir.
Eş Anlamlılar:
hedonistic, self-indulgent
Zıt Anlamlılar:
austere, restrained

"decadent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
decadent s. çökmüş
Genel
decadent s. yozlaşmış
The priest cursed the decadent people.
Rahip yozlaşmış insanlara lanet okudu.

More Sentences
decadent i. çökmekte olan sanatçı
decadent i. gerilemiş kimse
decadent i. çöküşte olan kimse
decadent s. dekadan
decadent s. gerileyen
decadent s. batmış
decadent s. yıkılmış
decadent s. çürümüş
decadent s. çökmekte olan
decadent s. fazla şımartılmış
decadent s. gözden düşen
decadent s. itibarını yitiren
decadent s. çürüyen
decadent s. çöküşe işaret eden
decadent s. lükse düşkün
decadent s. sefih
Edebiyat
decadent i. dekadans edebi hareketini benimsemiş bir grup yazar
decadent s. dekadans edebi hareketine ait veya ilgili

"decadent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
decadent slyness i. ahlaki olmayan kurnazlık