desirous - Türkçe İngilizce Sözlük

desirous

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

desirous — Definition

Anlamı ve Tanımı:
istekli, arzulayan, hevesli
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈzaɪrəs/ – BrE /dɪˈzaɪərəs/)
Terim Türü:
Sıfat
Bir şeye güçlü istek duyan, onu elde etmeye eğilimli olma hâlini niteleyen sözcüktür; daha edebi ve resmî tını taşır. Latince desiderare kökünün izlerini taşır; modern kullanımda “desirous of” kalıbıyla, kişinin yöneldiği hedefi ve niyeti daha zarif ama net bir biçimde ifade eder.
Eş Anlamlılar:
eager, longing
Zıt Anlamlılar:
reluctant, averse

"desirous" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
desirous s. istekli
He was desirous of a promotion and worked hard to prove himself.
Terfi etme konusunda istekliydi ve kendini kanıtlamak için çok çalıştı.

More Sentences
desirous s. hevesli
desirous s. hırslı
desirous s. talip
desirous s. rağbetli
desirous s. arzu eden
desirous s. arzulu
desirous s. tutkulu
desirous s. iştahlı
desirous s. arzulayan
Eski Kullanım
desirous s. makbul
desirous s. arzu edilen
desirous s. çekici
desirous s. istek uyandıran
desirous s. sevimli
desirous s. enfes
desirous s. leziz

"desirous" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be desirous of f. arzu etmek
be desirous of f. can atmak
desirous of s. -e talip
less than desirous s. (bir şeyi yapmaya) pek de hevesli/istekli olmayan
desirous [obsolete] s. arzuyu ifade eden
desirous [obsolete] s. kavgada istekli ve canlı