dewing - Türkçe İngilizce Sözlük

dewing

dewing — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çiy, kırağı öncesi nem
Okunuş (IPA):
(AmE /duː/ – BrE /djuː/)
Terim Türü:
İsim: dew (uncountable)
Gece ve sabah serinliğinde yüzeylerde yoğuşarak damlacık hâlinde görünen suyu tanımlar; doğa betimlemelerinde sık yer alır. Eski İngilizce dēaw biçiminden gelir; kökteki “nem/ıslaklık” fikri, modern dilde tazelik ve sabah serinliği çağrışımını taşıyan şiirsel bir imgeye dönüşmüştür.
Eş Anlamlılar:
moisture, condensation
Zıt Anlamlılar:
dryness, aridity

"dewing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
dew i. çiy
The road was slippery because of the morning dew.
Sabah çiyi nedeniyle yol kaygandı.

More Sentences
Genel
dew i. çiy
The road was slippery because of the morning dew.
Sabah çiyi nedeniyle yol kaygandı.

More Sentences
dew i. tazelik
dew i. jale
dew i. şebnem
dew i. gençlik
dew i. nem
dew i. damlacık
dew i. çiylenme
dew i. damlacık şeklinde ıslaklık
dew i. nemli bir şey
dew i. çiy gibi tazeleyip hayat veren şey
dew i. canlandıran şey
dew i. ıslaklık
dew i. taze olan şey
dew i. saf ve katıksız olan şey
dew f. ıslatmak
dew N. kırağı öncesi nem
Teknik
dew i. çiylenme
dew i. çiğ
dew f. çiğ ile nemlendirmek
Mutfak
dew i. iskoç viskisi
dew i. narenciye aromalı, gazlı ve bol kafeinli bir içecek markası
Meteoroloji
dew i. işba

"dewing" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 83 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dew point i. çiy düşmesi için gerekli ısı derecesi
dew point analyzer i. çiy noktası analizörü
dew point temperature i. çiy noktası ısısı
dew worm i. solucan
dew point i. çiy noktası
dew point apparatus i. çiy noktası aleti
dew worm i. olta solucanı
dew-worm i. yer solucanı
dew-fall i. akşam
mountain-dew i. iskoç viskisi
dew drop i. çiy damlacığı
may dew i. mayıs ayının ilk gününün sabahında görülen ve birtakım doğaüstü özellikler atfedilen çiylenme
dew-eyed s. bön
Konuşma Dili
dew rag i. bandana
dog-dew i. köpek dışkısı
dog-dew i. köpek kakası
Teknik
acid dew point i. asit çiy noktası
water dew point i. suyun çiylenme noktası
dew point calculator i. yoğuşma noktası hesaplayıcısı
dew point i. yoğuşma noktası
dew point temperature i. çiğlenme noktası sıcaklığı
dew-point i. çiylenme noktası
dew-point rise i. çiy noktasının yükselmesi
dew-point hygrometer i. çiy noktası higrometresi
dew-point depression i. çiy noktasının düşmesi
dew point i. yoğunlaşma noktası
dew point i. çiyleşme noktası
dew-point i. çiy noktası
dew heater i. çiğ ısıtıcısı
dew (distant early warning) kısalt. uzak erken haber verme ve uyarı hattı
İnşaat
dew pond i. suyu çiy ve yoğuşmayla elde edilen genellikle yapay olan sığ göl
Otomotiv
dew point i. yoğuşma noktası
Gıda
dew point i. çiylenme noktası
dew point i. çiğlenme noktası
dew point temperature i. çiylenme noktası sıcaklığı
Mutfak
mountain dew ® i. narenciye aromalı, gazlı ve bol kafeinli bir içecek markası
Fizik
dew point i. çiylenme noktası
dew point i. yoğunlaşma noktası
dew point i. yoğuşma ısısı
Kimya
dew point i. çiylenme noktası
Zooloji
dew claw i. köpeğin arka tırnağı
dew worm i. yersolucanı
dew-claw i. köpeğin arka tırnağı
dew-worm i. solucan
dew snail [dialect] [uk] i. sümüklüböcek
Botanik
daily dew i. güneş gülü
dew bean i. türk gramı
dew bean i. matki
dew bean i. hindistan'a özgü kuraklığa dayanıklı bir baklagil
dew bean i. çiğ fasulyesi
dew bean i. güve fasulyesi
dew bean i. mat fasulye
dew of the sea i. biberiye
Meteoroloji
dew point i. işba noktası
dew point i. çiy noktası
dew point apparatus i. çiy noktası aleti
dew point analyser i. çiy noktası analizörü
dew point temperature i. çiy noktası ısısı
dew-point apparatus i. işba noktası aleti
dew-point temperature i. çiy noktası sıcaklığı
dew point analyser i. çiy sıcaklığı çözümleci
dew cup instrument i. çiy aygıtı
dew point temperature i. çiy noktası sıcaklığı
dew point i. çiylenme sıcaklığı
dew point i. i̇şba noktası
Askeri
dew line i. uzaktan erken uyarı hattı
dew (directed-energy warfare) kısalt. yönlendirilmiş enerji silahlarının, cihazlarının ve karşı önlemlerinin düşmana ait teçhizat, tesis ve personele zarar vermede veya elektromanyetik spektrumun düşmanca kullanımını önlemede kullanılmasını içeren askeri harekat
Argo
mountain dew [obsolete] i. iskoç viskisi
(mountain) dew i. yasa dışı üretilen içki
mountain dew [obsolete] i. yasa dışı üretilen içki
(mountain) dew [scottish] i. iskoç viskisi
mountain dew [obsolete] i. kaçak içki
mountain dew [obsolete] i. ev yapımı içki
(mountain) dew i. ev yapımı içki
(mountain) dew i. kaçak içki
shake the dew off the lily f. küçük su dökmek
shake the dew off the lily f. ufak su dökmek
shake the dew off the lily f. işemek
knock the dew off the lily f. ufak su dökmek
knock the dew off the lily f. küçük su dökmek
shake the dew off the lily f. çiş yapmak (erkek)
knock the dew off the lily f. çiş yapmak (erkek)
knock the dew off the lily f. işemek