| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | diary i. | günlük | ||
|
You can later study the diary in order to understand your patterns. Daha sonra kalıplarınızı anlamak için günlüğü inceleyebilirsiniz. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | diary i. | günce | ||
|
He writes in his diary every day. Her gün güncesine yazıyor. More Sentences |
||||
| Genel | diary i. | anı defteri | ||
|
Alan keeps a diary of his trips. Alan gezileriyle ilgili bir anı defteri tutuyor. More Sentences |
||||
| Genel | diary s. | günlük | ||
|
You can later study the diary in order to understand your patterns. Daha sonra kalıplarınızı anlamak için günlüğü inceleyebilirsiniz. More Sentences |
||||
| Genel | diary i. | anılık | ||
| Genel | diary i. | hatıra defteri | ||
| Genel | diary i. | ajanda | ||
| Genel | diary i. | jurnal | ||
| Genel | diary s. | bir günlük | ||
| Genel | diary s. | bir gün süren | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | diary i. | muhtıra defteri | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | diary i. | ajanda | ||
| Siyasal | diary i. | gündem | ||