Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
flash-butt welding
thymelaea
battle dynamic
steered for
corresponding enactment
electrical brake
Brake hose
crazy talk
taquillo
Jordan'sche Normalform
pivottable view
environmental statistics
automatized actions
assistant inspector
garbage house
laundry list
be indifferent
llave capona
persian cat
gamma quench
free acid
key expert
AFTA
skip bail
cutoff gage
didn't
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"didn't"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
didn't
kısalt.
(kısaca) did not
"didn't"
teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç
Kategori
Türkçe
İngilizce
Genel
1
Genel
didn't
daint [dialect]
zf.
"didn't"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
pretend that you didn't hear
f.
duymamazlıktan gelmek
2
Genel
didn't make it to the final round
f.
finale kalamamak
3
Genel
didn't make it to the final round
f.
finale çıkamamak
İfadeler
4
İfadeler
too long, didn't read it
expr.
çok uzun, okumadım
Atasözü
5
Atasözü
every man is guilty of all the good he didn't do
yapabileceğimiz iyilikleri yapmamak bizi suçlu kılar/yapar
6
Atasözü
every man is guilty of all the good he didn't do
yapabilecekken yapmadığımız her iyilik için suçlu sayılırız
7
Atasözü
every man is guilty of all the good he didn't do
insanoğlu (gücü yettiği halde/imkanı bulunduğu halde) yapmadığı (iyi) işlerin (mesulüdür) suçlusudur
Konuşma Dili
8
Konuşma Dili
(some food) didn't agree with (someone)
f.
(bir yiyecek) dokunmak
9
Konuşma Dili
then something didn't agree with you
expr.
o zaman sana bir şey dokunmuştur
10
Konuşma Dili
sorry dude too long didn't read it (tldr)
expr.
okumadım kardeş durumumuz yoktu
11
Konuşma Dili
sorry dude too long didn't read it (tldr)
expr.
çok uzundu okumadım dostum
12
Konuşma Dili
didn't invent gunpowder
expr.
sanki çok önemli bir şey yaptı
13
Konuşma Dili
didn't care too hard
expr.
pek karşı çıkmamış
14
Konuşma Dili
didn't care too hard
expr.
fark etmez
15
Konuşma Dili
didn't care too hard
expr.
pek umursamamış
16
Konuşma Dili
didn't invent gunpowder
expr.
sanki dünyayı kurtardı
17
Konuşma Dili
didn't invent gunpowder
expr.
o kadar da önemli bir şey yapmadı
18
Konuşma Dili
didn't care too hard
expr.
umurunda değil
19
Konuşma Dili
didn't care too hard
expr.
pek itiraz etmemiş
20
Konuşma Dili
didn't invent gunpowder
expr.
sanki küçük dağları o yarattı
21
Konuşma Dili
didn't invent gunpowder
expr.
sanki barutu buldu
22
Konuşma Dili
sorry dude too long didn't read it (tldr)
expr.
okumadım kardeş çok uzundu
23
Konuşma Dili
smidsy (sorry, mate, I didn't see you) [uk]
expr.
(kaza veya kaza tehlikesi durumunda bir araç sürücüsü tarafından bir bisikletliye ya da motor sürücüsüne bahane olarak söylenen) pardon görmedim/seni fark etmedim
24
Konuşma Dili
tl; dw (too long; didn't watch)
expr.
çok uzun, izlemedim
25
Konuşma Dili
I didn't (quite) catch that
exclam.
dediğini/söylediğini anlamadım (tekrar söyler misin)
Deyim
26
Deyim
didn't exchange more than three words with (one)
f.
(biriyle) iki çift laf edememek
27
Deyim
didn't exchange more than three words with
f.
ile iki çift laf edememek
28
Deyim
didn't exchange more than three words with
f.
ile bir çift laf edememek
29
Deyim
didn't exchange more than three words with (one)
f.
(biriyle) bir çift laf edememek
30
Deyim
didn't care a whit
expr.
umursamama
31
Deyim
didn't care a whit
expr.
umurunda olmama
32
Deyim
didn't invent gunpowder
expr.
barutu mu bulmuş
33
Deyim
my momma didn't raise no dummy
expr.
beni aptal mı sandın?
34
Deyim
my momma didn't raise no dummy
expr.
dünkü çocuk değilim
35
Deyim
my mama didn't raise no dummy
expr.
beni aptal mı sandın?
36
Deyim
my mama didn't raise no dummy
expr.
dünkü çocuk değilim
37
Deyim
my momma didn't raise no dummy
expr.
beni aptal mı sandın?
38
Deyim
my mama didn't raise no dummy
expr.
beni aptal mı sandın?
39
Deyim
my mama didn't raise no dummy
expr.
dünkü çocuk değilim
40
Deyim
my momma didn't raise no dummy
expr.
dünkü çocuk değilim
41
Deyim
didn't care too hard
expr.
karşı çıkmamış
42
Deyim
didn't care too hard
expr.
itiraz etmemiş
Gündelik
43
Gündelik
I didn't hear anything
expr.
hiçbir şey duymadım
Konuşma
44
Konuşma
he didn't let any grass grow under his feet
i.
hiç vakit kaybetmedi
45
Konuşma
the alarm didn't work
i.
alarm çalmadı
46
Konuşma
didn't exchange more than three words with someone
f.
biriyle bir çift laf edememek
47
Konuşma
didn't exchange more than three words with someone
f.
biriyle iki çift laf edememek
48
Konuşma
since you had such thoughts why didn't you let me know while we were together
expr.
mademki öyle bir düşüncen vardı niye biz beraberken söylemedin
49
Konuşma
since you had such thoughts why didn't you let me know while we were together
expr.
madem öyle bir düşüncen vardı niye biz beraber iken söylemedin
50
Konuşma
since you had such thoughts why didn't you let me know while we were together
expr.
mademki öyle bir düşüncen vardı niye biz beraber iken söylemedin
51
Konuşma
didn't I tell you?
expr.
ben sana demedim mi?
52
Konuşma
didn't I tell you
expr.
ben sana dememiş miydim
53
Konuşma
why didn't you come to us?
expr.
neden bize gelmedin?
54
Konuşma
I didn't know it
expr.
bilmiyordum
55
Konuşma
you didn't have to do that
expr.
bunu yapmak zorunda değildin
56
Konuşma
you know i didn't mean it
expr.
onu kastetmediğimi biliyorsun
57
Konuşma
I didn't mean to do it
expr.
bunu yapmak istememiştim
58
Konuşma
I didn't mean to do it
expr.
bunu yapmak istemedim
59
Konuşma
it didn't escape my notice
expr.
nazarımdan kaçmadı
60
Konuşma
don't say I didn't tell you so
expr.
demedi deme
61
Konuşma
I didn't say a thing like that
expr.
böyle bir şey demedim
62
Konuşma
I didn't say a thing like that
expr.
ben böyle bir şey söylemedim
63
Konuşma
I didn't mean to say that
expr.
ben öyle demek istemedim
64
Konuşma
I didn't go to the school
expr.
okula gitmedim
65
Konuşma
why didn't you tell me?
expr.
neden bana anlatmadınız?
66
Konuşma
why didn't you tell me?
expr.
bana neden söylemediniz?
67
Konuşma
why didn't you tell me?
expr.
neden bana söylemedeniz?
68
Konuşma
why didn't you tell me?
expr.
bana neden anlatmadınız?
69
Konuşma
why didn't you go?
expr.
neden gitmedin?
70
Konuşma
I didn't go home yesterday
expr.
dün eve gitmedim
71
Konuşma
I didn't catch your name
expr.
ismin neydi?
72
Konuşma
I didn't get that
expr.
(son) dediğini/söylediğini anlamadım (tekrar söyler misin)
73
Konuşma
I didn't quite catch that last remark
expr.
(son) dediğini/söylediğini anlamadım (tekrar söyler misin)
74
Konuşma
I didn't hear you
expr.
(son) dediğini/söylediğini anlamadım (tekrar söyler misin)
75
Konuşma
I didn't catch the name
expr.
ismin neydi?
76
Konuşma
I didn't catch your name
expr.
adınız neydi?
77
Konuşma
I didn't catch the name
expr.
isminiz neydi?
78
Konuşma
I didn't catch your name
expr.
isminiz neydi?
79
Konuşma
I didn't catch your name
expr.
adın neydi?
80
Konuşma
I didn't catch the name
expr.
adınız neydi?
81
Konuşma
I didn't catch the name
expr.
adın neydi?
82
Konuşma
I didn't hear you
expr.
seni duyamadım
83
Konuşma
I didn't know that
expr.
bunu bilmiyordum
84
Konuşma
I didn't mean it
expr.
böyle olmasını istemedim
85
Konuşma
she didn't say anything
expr.
hiçbir şey söylemedi
86
Konuşma
why didn't you say that in the first place?
expr.
bunu neden daha önce söylemedin?
87
Konuşma
I didn't do this
expr.
bunu ben yapmadım
88
Konuşma
I didn't mean to worry you
expr.
seni endişelendirmek istememiştim
89
Konuşma
I didn't get your name
expr.
adım ne demiştin?
90
Konuşma
I didn't see anything
expr.
ben hiçbir şey görmedim
91
Konuşma
he didn't say anything
expr.
hiçbir şey söylemedi
92
Konuşma
I didn't try
expr.
denemedim
93
Konuşma
I'm sorry i didn't know
expr.
üzgünüm bilmiyordum
94
Konuşma
I didn't want you to come
expr.
senin gelmeni istemedim
95
Konuşma
I didn't want you to see this
expr.
bunu görmeni istemedim
96
Konuşma
why didn't you leave me?
expr.
beni neden bırakmadın?
97
Konuşma
why didn't you say anything?
expr.
neden hiçbir şey söylemedin?
98
Konuşma
why didn't you call?
expr.
neden aramadın?
99
Konuşma
why didn't you say anything?
expr.
neden bir şey söylemedin?
100
Konuşma
I didn't know
expr.
bilmiyordum
101
Konuşma
I didn't do anything
expr.
hiçbir şey yapmadım
102
Konuşma
didn't I tell you?
expr.
sana söylemedim mi?
103
Konuşma
why didn't you stop her?
expr.
onu neden durdurmadınız?
104
Konuşma
i almost didn't recognize you
expr.
az daha seni tanıyamayacaktım
105
Konuşma
you really didn't have to go to all this trouble
expr.
bu kadar zahmete girmene hiç gerek yoktu
106
Konuşma
she didn't look well
expr.
iyi görünmüyordu
107
Konuşma
you didn't have to do this
expr.
bunu yapmak zorunda değildin
108
Konuşma
didn't anybody tell you that?
expr.
kimse sana bundan bahsetmedi mi?
109
Konuşma
i didn't kill anybody
expr.
ben kimseyi öldürmedim
110
Konuşma
I didn't invite them
expr.
onları ben davet etmedim
111
Konuşma
i didn't see it that way
expr.
hiç bu yönden bakmamıştım
112
Konuşma
I didn't move
expr.
kıpırdamadım
113
Konuşma
why didn't you say something before?
expr.
neden daha önce bir şey söylemedin?
114
Konuşma
I didn't have the heart to tell you
expr.
sana söylemeye cesaret edemedim
115
Konuşma
I didn't believe her/him
expr.
ona inanmadım
116
Konuşma
I didn't say that
expr.
öyle demedim
117
Konuşma
you didn't think so
expr.
sen o fikirde değildin
118
Konuşma
why didn't you let yourself in?
expr.
neden içeri gelmedin?
119
Konuşma
I didn't know you have a kid
expr.
çocuğun olduğunu bilmiyordum
120
Konuşma
I didn't know you came here
expr.
buraya geldiğini bilmiyordum
121
Konuşma
I wouldn't be here if I didn't know
expr.
bilmesem burada olmazdım
122
Konuşma
you didn't have to do this
expr.
bunu yapmana gerek yoktu
123
Konuşma
I didn't mean to
expr.
bunu yapmak istememiştim
124
Konuşma
you didn't have to stay
expr.
kalmak zorunda değildin
125
Konuşma
who's to say he didn't send this?
expr.
bunu onun göndermediği ne malum?
126
Konuşma
what else didn't you tell me?
expr.
bana daha başka ne söylemedin?
127
Konuşma
my boss didn't even warn me
expr.
patronum beni uyarmadı bile
128
Konuşma
why didn't you tell me so?
expr.
neden bana söylemedin?
129
Konuşma
why didn't you tell me?
expr.
neden bana söylemedin?
130
Konuşma
he didn't even say a single word
expr.
tek kelime bile etmedi
131
Konuşma
I didn’t mean to wake you
expr.
seni uyandırmak istemedim
132
Konuşma
I didn't think it would take that long
expr.
bu kadar uzun süreceğini düşünmemiştim
133
Konuşma
we didn't find anything
expr.
hiçbir şey bulamadık
134
Konuşma
i didn't know you were here
expr.
burada olduğunu bilmiyordum
135
Konuşma
you didn't do anything
expr.
hiçbir şey yapmadın
136
Konuşma
he didn't even mention money
expr.
paranın lafını bile etmedi
137
Konuşma
he didn't even mention money
expr.
para lafı etmedi
138
Konuşma
it didn't seem so at the time
expr.
o zaman öyle görünmüyordu
139
Konuşma
it didn't last very long
expr.
çok uzun sürmemişti
140
Konuşma
didn't you notice?
expr.
fark etmemiş miydin?
141
Konuşma
we didn't finish our conversation yesterday
expr.
dün konuşmamız yarım kalmıştı
142
Konuşma
we didn't mean it
expr.
isteyerek yapmadık
143
Konuşma
I didn't say that
expr.
ben bunu söylemedim
144
Konuşma
he thought I didn't know he was in there
expr.
içeride olduğunu bilmediğimi sanıyordu
145
Konuşma
you're saying you didn't do it
expr.
yapmadığını söylüyorsun
146
Konuşma
why didn't you let him see me?
expr.
neden beni görmesine izin vermedin?
147
Konuşma
I didn't mean it that way
expr.
o anlamda söylememiştim
148
Konuşma
didn't you see me when you came in?
expr.
girerken beni görmedin mi?
149
Konuşma
I didn't know you had a father
expr.
babanın olduğunu bilmiyordum
150
Konuşma
I didn't know you had a father
expr.
baban olduğunu bilmiyordum
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of didn't
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy