| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | disoriented s. | kafası karışmış | ||
|
Tom seemed disoriented. Tom'un kafası karışmış gibiydi. More Sentences |
||||
| Genel | disoriented s. | yönünü şaşırmış | ||
|
Whales become disoriented in shallow water. Balinalar sığ sularda yönlerini şaşırırlar. More Sentences |
||||
| Genel | disoriented s. | şaşırmış | ||
|
Tom said I seemed disoriented. Tom şaşırmış göründüğümü söyledi. More Sentences |
||||
| Genel | disoriented s. | aklı karışmış | ||
|
Tom seemed a little disoriented. Tom biraz aklı karışmış gibi görünüyordu. More Sentences |
||||
| Genel | disoriented s. | sersemlemiş | ||
|
I entered the nearest building, totally disoriented due to the crowd. En yakın binaya girdiğimde, kalabalık yüzünden iyice sersemlemiş durumdaydım. More Sentences |
||||
| Genel | disoriented s. | yolunu kaybetmiş | ||
| Genel | disoriented s. | zihni karışmış | ||
| Genel | disoriented s. | toplumla sabit veya alışılageldik bir ilişkisi bulunmayan | ||
| Genel | disoriented s. | amaç ve hedeflerinden sapmış | ||
| Genel | disoriented s. | dikkati ve ilgisi dağılmış | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | disoriented i. | konfüze | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Medikal | ||
| Medikal | disoriented attachment i. | dağınık bağlanma |
| Medikal | disoriented attachment pattern i. | dağınık bağlanma örüntüsü |