easing - Türkçe İngilizce Sözlük

easing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"easing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
easing i. gevşeme
In each country that budget easing amounted to more than 1.5% of GDP.
Her bir ülkede bütçe gevşemesi GSYH'nin %1.5'inden fazlasına tekabül etmektedir.

More Sentences
easing i. (acı, sinir, huzursuzluk vs.) hafifletme
I was satisfied that the easing of restrictions was justified.
Kısıtlamaların hafifletilmesinin haklı olduğunu memnuniyetle karşıladım.

More Sentences
easing i. rahat ettirme
easing i. iyiye doğru değişim
easing i. iyiye doğru gelişim
easing i. silme
easing i. silme işi
easing i. silme işlemi
easing s. iç rahatlatıcı

"easing" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
easing off i. yavaş yavaş gevşeme
easing up on foreign investment i. yabancı ülkelerdeki yatırımlarda kolaylık
easing of cyclical conditions i. konjonktürün gevşemesi
easing of the tension i. gerilimin giderilmesi
easing of trade curbs i. ticaretin engellerinin gevşetilmesi
easing of admission requirements i. kabul şartlarının kolaylaştırılması
easing of the capital market i. sermaye piyasasının rahatlaması
easing of restrictions i. kısıtlamaların yavaş yavaş kaldırılması
easing of controls i. kontrollerin gevşetilmesi
Ticaret/Ekonomi
monetary easing i. mali piyasaların rahatlaması
monetary easing i. parasal rahatlama
quantitative easing i. parasal genişleme
quantitative easing i. nicel gevşeme
quantitative easing i. nicel genişleme
quantitative easing i. abd merkez bankası fed'in uyguladığı parasal gevşeme modeli
quantitative easing i. miktarsal kolaylık
quantitative easing i. miktar kolaylığı
monetary easing i. parasal genişleme
quantitative easing (qe) i. parasal genişleme
Otomotiv
easing oil i. pasgiderir yağ