eats - Türkçe İngilizce Sözlük

eats

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"eats" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Argo
eats i. abur cubur
I try not to eat a lot of junk.
Çok fazla abur cubur yememeye çalışıyorum.

More Sentences
Genel
eats i. yiyecek
Konuşma Dili
eats i. gıda
eats i. yemek
eats i. besin
eats i. gıda
eats i. besin
eats i. yiyecek
Argo
eats i. yiyecek
eats i. atıştırmalık

"eats" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Atasözü
the big fish eats the little one büyük balık küçük balığı yutar
Deyim
the sow that eats her farrow [ireland] i. halkına zulmeden ülke
the sow that eats her farrow [ireland] i. halkını sömüren ülke
the sow that eats her farrow [ireland] i. vatandaşlarına sahip çıkmayan ülke
the sow that eats her farrow [ireland] i. korunması gereken her şeyi yerle bir eden ülke
the sow that eats her farrow [ireland] i. vatandaşlarının üstünden geçinen ülke
the sow that eats its farrow (ireland) i. halkını sömüren ülke
the sow that eats its farrow (ireland) i. korunması gereken her şeyi yerle bir eden ülke
the sow that eats its farrow (ireland) i. vatandaşlarına sahip çıkmayan ülke
the sow that eats its farrow (ireland) i. vatandaşlarının üstünden geçinen ülke
the sow that eats its farrow (ireland) i. halkına zulmeden ülke
what (someone) eats doesn't make (one) poop expr. birinin seçiminin başkasıyla alakası yok
what (someone) eats doesn't make (one) poop expr. herkesin kendine kalmış
what (someone) eats doesn't make (one) fat expr. birinin seçiminin başkasıyla alakası yok
what (someone) eats doesn't make (one) fat expr. herkesin kendine kalmış
what (someone) eats doesn't make (one) fat expr. birinin ne istediğini/neye ihtiyacı olduğunu başkası bilemez
what (someone) eats doesn't make (one) poop expr. birinin ne istediğini/neye ihtiyacı olduğunu başkası
what (someone) eats doesn't make (one) fat expr. herkesin kendi tercihi
what (someone) eats doesn't make (one) fat expr. birinin seçiminin başkasına bir faydası/zararı yok
what (someone) eats doesn't make (one) fat expr. kimin hayatıysa onun seçimi (senin hayatın senin seçimin)
what (someone) eats doesn't make (one) poop expr. kimin hayatıysa onun seçimi (senin hayatın senin seçimin)
what (someone) eats doesn't make (one) poop expr. birinin seçiminin başkasına bir faydası/zararı yok
what (someone) eats doesn't make (one) poop expr. herkesin kendi tercihi
what (someone) eats doesn't make (one) fat expr. her koyun kendi bacağından asılır
Konuşma
who eats little expr. boğazsız
panda eats bamboo expr. panda bambuyla beslenir
panda eats bamboo expr. panda bambu yer