| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | electrical s. | elektrik | ||
|
There isn't enough electrical power to start the engine. Motoru çalıştırmak için yeterli elektrik gücü yok. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | electrical s. | elektrikli | ||
|
We started to use electrical impact drivers in the shop. Dükkanda elektrikli darbe sürücüleri kullanmaya başladık. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | electrical s. | elektriksel | ||
|
Even brand-new hard drives are not totally immune to having electrical failures. Gıcır gıcır yeni sabit diskler bile elektriksel arızalara karşı tamamen güvende değildir. More Sentences |
||||
| Elektrik | ||||
| Elektrik | electrical s. | elektrikli | ||
|
We started to use electrical impact drivers in the shop. Dükkanda elektrikli darbe sürücüleri kullanmaya başladık. More Sentences |
||||
| Elektrik | electrical s. | elektriksel | ||
|
Even brand-new hard drives are not totally immune to having electrical failures. Gıcır gıcır yeni sabit diskler bile elektriksel arızalara karşı tamamen güvende değildir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | electrical s. | elektro | ||
| Genel | electrical s. | elektrikle ilgili | ||
| Genel | electrical s. | elektriğe ait | ||