enlightened - Türkçe İngilizce Sözlük

enlightened

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

enlightened — Definition

Anlamı ve Tanımı:
aydınlanmış, bilinçlenmiş, çağdaş
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈlaɪtənd/ – BrE /ɪnˈlaɪtənd/)
Terim Türü:
Sıfat; Fiil kökenli ortaç: enlightened
Bilgi, farkındalık veya anlayış bakımından “aydınlanma” yaşamış olmayı; bazen de ilerici/insancıl bir tutumu nitelemeyi tanımlamaktadır. Enlighten fiilinin V2/3 biçimi olarak yerleşmiştir; Aydınlanma Çağı (Enlightenment) düşüncesiyle de kültürel bir gölge taşır ve modern dilde “dar görüşten çıkmış, daha geniş perspektifli” anlamını güçlendirir.
Eş Anlamlılar:
informed, illuminated
Zıt Anlamlılar:
ignorant, unenlightened

"enlightened" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
enlightened s. aydınlanmış
On that, let me take one enlightened sample from recent days.
Bu konuda son günlerden aydınlanmış bir örnek vereyim.

More Sentences
enlightened s. aydın
We have an enlightened approach to all of our customers.
Tüm müşterilerimize karşı aydın bir yaklaşımımız var.

More Sentences
enlightened s. aydınlatılmış
Any society not enlightened by philosophers is fooled by quacks.
Filozoflar tarafından aydınlatılmamış her toplum şarlatanlar tarafından kandırılır.

More Sentences
enlightened s. aydın (kimse)
enlightened s. açık fikirli
enlightened s. alim
enlightened s. arif
enlightened s. kültürlü
enlightened s. okumuş
enlightened s. entelektüel
enlightened s. münevver
enlightened s. öğrenmiş
enlightened s. çok okumuş
enlightened s. bilgili
enlightened s. yanılgıdan kurtulmuş
enlightened s. parlak (fikir, iddia)
enlightened s. çağdaş
enlightened s. bilinçlenmiş

"enlightened" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be enlightened f. feyiz almak
be enlightened f. aydınlanmak
be enlightened f. aydınlatılmak
Ticaret/Ekonomi
enlightened self-interest i. aydınlanmış kişisel çıkar tezi
Siyasal
enlightened despotism i. aydınlanmacı despotizm
enlightened absolutism i. aydınlanmacı despotizm
enlightened absolutism i. tek bir hükümdarın refah sağlamak için halkı yönetmesi
enlightened absolutism i. aydınlanmacı mutlakıyet
enlightened despotism i. aydınlanmacı mutlakıyet
enlightened centrist i. aydınlanmış merkezci
enlightened centrist i. siyasi yelpazenin her iki ucunun da mantıksız veya aşırı olduğuna inandığı için kendisini merkezci olarak tanımlayan kişi