enticing - Türkçe İngilizce Sözlük

enticing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

enticing — Definition

Anlamı ve Tanımı:
cezbedici, baştan çıkarıcı, çekici
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈtaɪsɪŋ/ – BrE /ɪnˈtaɪsɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat; Fiil kökenli biçim: enticing
Birini bir şeye yöneltecek kadar çekici görünen, “gel” çağrısı yapan niteliği tanımlamaktadır. Entice fiilinin -ing biçimi olarak sıfatlaşmıştır; Eski Fransızca enticier (“kışkırtmak, ayartmak”) kelimesinden gelen kök, modern dilde özellikle teklif, koku, görüntü gibi unsurların kararları çekim gücüyle bükmesini anlatır.
Eş Anlamlılar:
alluring, tempting
Zıt Anlamlılar:
unappealing, repellent

"enticing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
enticing s. cazip
The table looked enticing.
Masa cazip görünüyordu.

More Sentences
enticing i. ayartma
enticing i. çekicilik
enticing i. baştan çıkarma
enticing i. ayartma
enticing i. cazibe
enticing s. işveli
enticing s. ayartıcı
enticing s. çekici
enticing s. cazibeli
enticing s. kışkırtıcı
enticing s. davetkar
enticing s. baştan çıkarıcı
enticing s. cezbedici