eradicates - Türkçe İngilizce Sözlük

eradicates

eradicates — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ɪˈrædɪˌkeɪt/ – BrE /ɪˈrædɪkeɪt/)
Terim Türü:
Fiil: eradicate (eradicates – eradicated – eradicating)
Bir sorunu, hastalığı veya zararlı unsuru tamamen yok ederek geride iz bırakmayacak biçimde ortadan kaldırmayı tanımlamaktadır. Latince eradicar(e) (“kökünden sökmek”) kökünden gelir; modern kullanımda eradicate, sıradan “remove”dan daha güçlü bir kesinlik taşır ve özellikle salgın hastalıklar veya sistemik sorunlar için “tam bitirme” hedefini ifade etmektedir.
Eş Anlamlılar:
eliminate, wipe out
Zıt Anlamlılar:
perpetuate, sustain

"eradicates" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
eradicate f. kökünü kurutmak
Their goal is to eradicate this disease.
Amaçları bu hastalığın kökünü kurutmak.

More Sentences
Genel
eradicate f. kökünü kurutmak
Their goal is to eradicate this disease.
Amaçları bu hastalığın kökünü kurutmak.

More Sentences
eradicate f. yok etmek
IPM involves using non-pesticide techniques such as crop rotation to eradicate pests.
IPM, zararlıları yok etmek için ürün rotasyonu gibi pestisit olmayan tekniklerin kullanılmasını içerir.

More Sentences
eradicate f. kökünü kazımak
A concerted effort is required to eradicate malaria in the country.
Ülkede sıtmanın kökünü kazımak için ortak bir çaba gerekiyor.

More Sentences
eradicate f. ortadan kaldırmak
The EU does not have a good record on eradicating discrimination.
AB ayrımcılığın ortadan kaldırılması konusunda iyi bir sicile sahip değildir.

More Sentences
eradicate f. yoketmek
eradicate f. tahrip etmek
eradicate f. imha etmek
eradicate f. kökünden halletmek
eradicate f. defetmek
eradicate f. kökünden söküp atmak
eradicate f. kökünden sökmek
eradicate f. toptan yok etmek

"eradicates" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
eradicate prejudice f. önyargıyı gidermek
eradicate one's prejudices f. önyargılarını yıkmak
eradicate the poverty f. yoksulluğu gidermek
eradicate the gang f. çetenin kökünü kazımak
Siyasal
eradicate the deep state f. derin devleti temizlemek
Bilgisayar
eradicate a virus f. virüsü temizlemek