faizli - Türkçe İngilizce Sözlük

faizli

"faizli" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
faizli at interest zf.
Ticaret/Ekonomi
faizli interest-bearing s.

"faizli" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 59 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
düşük faizli kredi low interest loan i.
düşük ödemeli kısa vadeli sabit faizli bir kredi balloon mortgage i.
aşırı faizli usurious s.
Ticaret/Ekonomi
bir bankanın değişken faizli varlıklarının toplam varlıklara oranının onun değişken faizli borçlarının toplam borçlarına oranından daha düşük olması durumu negative funds gap i.
değişken faizli ihraçlar floating rate notes i.
değişken vadeli sabit faizli tahviller fixed rate bonds with variable terms i.
sabit faizli menkul değerler fixed interest securities i.
sabit faizli menkul kıymetler fixed interest securities i.
sabit faizli tahvil fixed rate bond i.
düşük faizli kredi soft loan i.
değişken faizli tahvil floating rate bond i.
faizli tahvil active bond i.
faizli borç loan on interest i.
düşük gelirlilere yüksek faizli kredi subprime lending i.
düşük gelirlilere yüksek faizli kredi second chance lending i.
düşük gelirlilere yüksek faizli kredi b-paper i.
sabit faizli konut kredisi fixed-interest housing loan i.
sabit faizli krediler fixed-interest loans i.
değişken faizli bono floating-rate note i.
düşük gelirlilere yüksek faizli kredi near-prime i.
sabit faizli taşınır değerler fixed interest securities i.
faizli menkul değerler interest bearing securities i.
faizli senet interest bearing note i.
ertelenmiş faizli tahvil deferred bond i.
faizli borç loan of interest i.
ertelenmiş faizli tahvil masrafları deferred bond expenses i.
yüksek risk faizli ipotek kredisi subprime mortgage i.
sabit faizli kredi fixed-rate loan i.
sabit faizli kredi fixed-rate credit i.
yüksek faizli kredi high interest rate loan i.
düşük faizli kredi low interest rate loan i.
düşük faizli kredi loan with low interest rate i.
değişken-faizli senetler floating-rate notes i.
değişken faizli ihraçlar floating rate notes i.
devlet tarafından kurumlara sağlanan vergi indirimi, düşük faizli destek kredisi gibi yardımlar bütünü corporate welfare i.
çek yazılabilen faizli tasarruf hesabı now account i.
düşük faizli kredi ile alınan para easy money i.
bir yatırım uzmanının müşterisi adına yatırılacak miktarı ayarladığı, sabit faizli menkul kıymetler, hisse senetleri, devlet tahvilleri ve emlaktan oluşan bir kombinasyona yapılan yatırım managed bonds i.
uzun vadeli faiz oranları belirli bir seviyeye düştüğünde yerini otomatik olarak sabit faizli uzun vadeli tahvile bırakan ve uluslararası pazarlarda kullanılan değişken oranlı banka kredisi droplock i.
değişken faizli eurobond türü floating-rate note i.
değişken faizli ihraç floating-rate note i.
faizli yatırım için para alan komisyoncu scrivener i.
ödenmemiş borçları değişken faizli takasla değiştirmek swap option i.
faizli olmak be remunerative f.
yüksek faizli subprime s.
aşırı faizli usurious s.
yüksek faizli sub-prime s.
sıfır faizli zero-interest s.
yüksek faizli usurous [obsolete] s.
yüksek faizli usurarious s.
aşırı faizli usurous [obsolete] s.
aşırı faizli usurarious s.
(kredi) düşük faizli low-interest s.
Hukuk
faizli tahvil active bond i.
varis ile yapılan yüksek faizli borç sözleşmesi catching bargain i.
kura çekerek verilen düşük faizli konut kredisi ballot [new zealand] i.
aşırı faizli usurious s.
yüksek faizli usurious s.
Turizm
düşük faizli tatil kredisi low interest holiday loan i.