force someone - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

force someone

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"force someone" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
General
force someone f. birini zorlamak

"force someone" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 116 sonuç

İngilizce Türkçe
General
force (someone) to (do something) f. mecbur bırakmak
force someone to marry f. zorla evlendirmek
force someone to emigrate f. tehcir etmek
force someone to resign f. istifaya zorlamak
Phrasals
force someone to do something f. birini bir şey yapmaya zorlamak
force someone out of something f. birini bir yerden zorla/ite kaka çıkarmak
serve as the driving force (behind someone or something) f. (birinin/bir şeyin) arkasındaki itici güç olmak
serve as the driving force (behind someone or something) f. (bir şeyi) körükleyen/teşvik eden etken olmak
serve as the driving force (behind someone or something) f. (bir şeyi) yapmaya sevk/teşvik etmek
serve as the driving force (behind someone or something) f. (birini/bir şeyi) harekete geçiren/teşvik eden etken/güç olmak
force someone or something down f. birini veya bir şeyi etkisiz hale getirmek
force someone or something down f. birini veya bir şeyi yakalamak
force someone or something down f. birini veya bir şeyi yere yatırmak
force (someone or something) in f. (birini/bir şeyi) zorla bir yere sokmak
force (someone or something) in f. (birini/bir şeyi) bir yere tıkmak
force (someone or something) in f. (birini/bir şeyi) bir yere sokuşturmak
force (someone or something) off (of) (something) f. (birini/bir şeyi) bir gruptan vazgeçmeye zorlamak
force someone or something off (of) something f. birini/bir şeyi bir yerden zorla ayırmak
and force someone or something off f. birini/bir şeyi bir gruptan, komiteden ayrılmaya zorlamak
force (someone or something) off (of) (something) f. (birini/bir şeyi) bir yerden zorla ayırmak
force (someone or something) off (of) (something) f. (birini/bir şeyi) bir yerden zorla çıkarmak
force (someone or something) off (of) (something) f. (birini/bir şeyi) bir yerden kalkmaya/çıkmaya ikna etmek
force someone or something off (of) something f. birini/bir şeyi bir yerden kalkmaya/çıkmaya ikna etmek
force someone or something off (of) something f. birini/bir şeyi bir yerden zorla kaldırmak
force someone or something off (of) something f. birini/bir şeyi bir gruptan, komiteden ayrılmaya zorlamak
force someone or something off (of) something f. birini/bir şeyi bir gruptan, komiteden vazgeçmeye zorlamak
force someone or something off (of) something f. birini/bir şeyi bir yerden, komiteden el çekmeye zorlamak
force someone or something off (of) something f. (birini/bir şeyi başka birinin) üstüne atmak
force someone or something off (of) something f. (birini/bir şeyi başka birinin) sorumluluğuna vermek
force someone or something off (of) something f. (birini/bir şeyi başka birinin) sırtına yüklemek
force someone or something off (of) something f. (birini/bir şeyi başka birine) emanet etmek
force someone or something off (of) something f. (birini/bir şeyi başka birinin) üstüne yıkmak
and force someone or something off f. birini/bir şeyi bir yerden zorla ayırmak
and force someone or something off f. birini/bir şeyi bir yerden, komiteden el çekmeye zorlamak
and force someone or something off f. birini/bir şeyi bir gruptan, komiteden ayrılmaya razı etmek
and force someone or something off f. (birini/bir şeyi başka birinin) sırtına yüklemek
and force someone or something off f. (birini/bir şeyi başka birine) emanet etmek
and force someone or something off f. (birini/bir şeyi başka birinin) üstüne yıkmak
force on (someone or something) f. (birine/bir şeye) bir şeyi dayatmak
force on (someone or something) f. (birini/bir şeyi) bir şey yapmak zorunda bırakmak
force on (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) sırtına bir şey yüklemek
force on (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üstüne bir şey yıkmak
force on (someone or something) f. (birini/bir şeyi) devam etmeye zorlamak
force on (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) zorla devam etmesini sağlamak
force on (someone or something) f. (birini/bir şeyi) zorlamak
force on (someone or something) f. (birine) tecavüz etmek
force (someone or something) in f. (birini/bir şeyi) bir yere girmeye zorlamak
force (someone or something) in f. (birini/bir şeyi) bir yere dürtmek
force (someone or something) in f. (birini/bir şeyi) ezerek sokmak
force (someone or something) off (of) (something) f. (birini/bir şeyi) bir yerden zorla koparmak
force (someone or something) off (of) (something) f. (birini/bir şeyi) bir yerden zorla kaldırmak
force (someone or something) off (of) (something) f. (birini/bir şeyi) bir gruptan ayrılmaya zorlamak
force (someone or something) off (of) (something) f. (birini/bir şeyi) bir yerden el çekmeye zorlamak
force (someone or something) off (of) (something) f. (birini/bir şeyi) bir gruptan ayrılmaya razı etmek
force someone or something off (of) something f. birini/bir şeyi bir yerden zorla koparmak
force someone or something off (of) something f. birini/bir şeyi bir yerden zorla çıkarmak
force someone or something off (of) something f. birini/bir şeyi bir gruptan, komiteden ayrılmaya razı etmek
and force someone or something off f. birini/bir şeyi bir yerden zorla koparmak
and force someone or something off f. birini/bir şeyi bir yerden zorla çıkarmak
and force someone or something off f. birini/bir şeyi bir yerden kalkmaya/çıkmaya ikna etmek
and force someone or something off f. birini/bir şeyi bir yerden zorla kaldırmak
and force someone or something off f. birini/bir şeyi bir gruptan, komiteden vazgeçmeye zorlamak
and force someone or something off f. (birini/bir şeyi başka birinin) üstüne atmak
and force someone or something off f. (birini/bir şeyi başka birinin) sorumluluğuna vermek
force on (someone or something) f. (birini/bir şeyi) üstelemek
force on (someone or something) f. (birinin) zorla ırzına geçmek
force someone or an animal from something f. birini/bir hayvanı zorla bir şeyden/yerden göndermek
force someone or an animal from something f. birini/bir hayvanı zorla bir şeyden/yerden uzaklaştırmak
force (oneself) on (someone or something) f. tecavüz etmek
force (oneself) on (someone or something) f. gasp etmek
force (someone or an animal) out of (something) f. (birini/bir hayvanı bir şeyden) zorla çıkarmak
force (someone or an animal) out of (something) f. (birini/bir hayvanı bir şeyden) zorla uzaklaştırmak
force (someone) out of (something) f. (birini) istifaya zorlamak
force (someone) out of (something) f. (birini pozisyonunu/koltuğunu) bırakmaya zorlamak
force (someone) out of (something) f. (birini pozisyonundan) ayrılmaya zorlamak
force (someone) out of (something) f. (birini) istifa etmek/pozisyonundan ayrılmak zorunda bırakmak
force (someone) out of (something) f. (birini bir yerden) el çekmeye zorlamak
force (someone or something) into (something) f. (birini/bir şeyi bir şeye/yere) zorla sığdırmak
force (someone or something) into (something) f. (birini/bir şeyi bir şeye/yere) tıkmak
force (someone or something) into (something) f. (birini/bir şeyi) zorla (bir şeye/yere) sokmak
force (someone or something) into (something) f. (birini/bir şeyi) zorla (bir şeye/yere) itmek
force (someone or something) into (something) f. (birini/bir şeyi bir şeyin) içine itmek
force (someone or something) into (something) f. (birini/bir şeyi bir şeyin) içine zorla sokmak
force (someone or something) into (something) f. (birini/bir şeyi bir şeyin) içine düşürmek
force (someone or something) into (something) f. (birini/bir şeyi bir şeyin) içine girmek zorunda bırakmak
force (someone or something) off on (someone ) f. (birini/bir şeyi birine) yamamak
force (someone or something) off on (someone ) f. (birini/bir şeyi birine) yıkmak
force (someone or something) through (something) f. (birini/bir şeyi bir şeye/yere) zorla sığdırmak
force (someone or something) through (something) f. (birini/bir şeyi bir şeye/yere) tıkmak
force (someone or something) on f. (birini/bir şeyi) devam etmeye zorlamak
force someone or something out of something f. birini/bir şeyi bir şeyden/yerden zorla çıkarmak
force someone or something out of something f. birini/bir şeyi bir şeyden/yerden çıkmaya/ayrılmaya zorlamak
force someone or something out of something f. birini/bir şeyi konumunu bırakmaya zorlamak
force someone or something out of something f. birine/bir şeye el çektirmek
force someone or something out of something f. birini/bir şeyi konumundan ayrılmaya zorlamak
force someone or something out f. birini/bir şeyi bir şeyden/yerden zorla çıkarmak
force someone or something out f. birini/bir şeyi bir şeyden/yerden çıkmaya/ayrılmaya zorlamak
force someone or something out f. birini/bir şeyi konumunu bırakmaya zorlamak
force someone or something out f. birine/bir şeye el çektirmek
force someone or something out f. birini/bir şeyi konumundan ayrılmaya zorlamak
Idioms
force someone out of office f. istifaya zorlamak
force someone or something down someone's throat f. zorla yedirmek
force someone or something down someone's throat f. zorla yutturmak
force someone or something down someone's throat f. zorla kabul ettirmek
force someone to the wall f. birisini köşeye sıkıştırmak
be the driving force behind someone f. birinin arkasındaki itici güç olmak
become the driving force behind someone f. birinin arkasındaki itici güç olmak
force someone off something f. birini istifaya zorlamak
force someone off f. birini istifaya zorlamak
persuade or force someone to agree with you f. birini hizaya getirmek
persuade or force someone to agree with you f. birini yola getirme
serve as the driving force (behind someone or something) f. arkasındaki neden/sebep/itici güç olmak
serve as the driving force (behind someone or something) f. arkasında olup cesaret/güç vermek
serve as the driving force (behind someone or something) f. (birinin/bir şeyin arkasında) yüreklendirici güç/unsur olmak
serve as the driving force (behind someone or something) f. (birinin/bir şeyin arkasında) kışkırtıcı güç/unsur olmak
serve as the driving force (behind someone or something) f. (birinin/bir şeyin arkasında) motive eden/motivasyon veren güç olmak