forerunner - Türkçe İngilizce Sözlük

forerunner

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

forerunner — Definition

Anlamı ve Tanımı:
öncü, habercisi
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfɔːrˌrʌnər/ – BrE /ˈfɔːˌrʌnə/)
Terim Türü:
İsim: forerunner (forerunners)
Sonradan gelecek bir şeyin erken örneğini veya işaretini ifade eder. Fore ve runner birleşimi, önceden ilerleme fikrini somutlaştırır.
Eş Anlamlılar:
precursor
Zıt Anlamlılar:
follower

"forerunner" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
forerunner i. önden gelen
The temple is believed to be made by the forerunners.
Tapınağın önden gelenlerce yapıldığına inanılıyor.

More Sentences
forerunner i. müjdeci
The crocus is a forerunner of spring.
Çiğdem, ilkbaharın bir müjdecisidir.

More Sentences
forerunner i. haberci
The crocus is a forerunner of spring.
Çiğdem ilkbaharın habercisidir.

More Sentences
forerunner i. kehanet
The story indicates the future with many forerunners.
Hikâye, birçok kehanette bulunarak gelecekten haberler veriyor.

More Sentences
Teknik
forerunner i. haberci
The crocus is a forerunner of spring.
Çiğdem ilkbaharın habercisidir.

More Sentences
forerunner i. müjdeci
The crocus is a forerunner of spring.
Çiğdem, ilkbaharın bir müjdecisidir.

More Sentences
Gıda
forerunner i. haberci
The crocus is a forerunner of spring.
Çiğdem ilkbaharın habercisidir.

More Sentences
forerunner i. müjdeci
The crocus is a forerunner of spring.
Çiğdem, ilkbaharın bir müjdecisidir.

More Sentences
Genel
forerunner i. ata
forerunner i. selef
forerunner i. mübeşşir
forerunner i. öncel
forerunner i. cet
forerunner i. uyarı işareti
forerunner i. ön belirti
forerunner i. alamet
forerunner i. önde giden koşucu
forerunner i. bölge veya alanın kendine ait olanları basmadan önce kullandığı posta pulu
forerunner i. öncü
forerunner N. habercisi
Teknik
forerunner i. ilk santrifüj
forerunner i. bir eşzamansız aktarım modu bağdaştırıcısı ailesi
forerunner i. öncü yayın
Denizcilik
forerunner i. düşük yükseklikli soluğan
forerunner i. geminin parakete salvosuna bağlanan bez parçası
forerunner i. zıpkına takılan bir tür bağlantı ipi
Gıda
forerunner i. ilk santrifüj
Dini
forerunner i. yahya peygamber
forerunner i. vaftizci yahya
Spor
forerunner i. yarış öncesi pisti kayan sporcu
Osmanlıca
forerunner i. savacı