| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | grub i. | yemek | ||
|
I need to eat some grub. Benim biraz yemek yemem lazım. More Sentences |
||||
| Genel | grub i. | yiyecek | ||
|
I can't believe how hard it is to find decent grub around here. Buralarda iyi bir yiyecek bulmanın ne kadar zor olduğuna inanamıyorum. More Sentences |
||||
| Genel | grub i. | kurtçuk | ||
|
I feed the fish with grubs. Balıkları kurtçuklarla besliyorum. More Sentences |
||||
| Genel | grub f. | toprağı eşelemek | ||
|
The cat grubbed for the mice. Kedi fareleri bulmak için toprağı eşeledi. More Sentences |
||||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | grub i. | yemek | ||
|
I need to eat some grub. Benim biraz yemek yemem lazım. More Sentences |
||||
| İngiliz Argosu | grub i. | yiyecek | ||
|
I can't believe how hard it is to find decent grub around here. Buralarda iyi bir yiyecek bulmanın ne kadar zor olduğuna inanamıyorum. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | grub i. | larva | ||
| Genel | grub i. | arı gibi çalışan kimse | ||
| Genel | grub i. | tırtıl | ||
| Genel | grub i. | sürfe | ||
| Genel | grub i. | pis | ||
| Genel | grub i. | çalışıp duran kimse | ||
| Genel | grub i. | çekici olmayan banal kimse | ||
| Genel | grub i. | pis ve terbiyesiz kimse | ||
| Genel | grub i. | yerdeki kök | ||
| Genel | grub f. | ağır iş yapmak | ||
| Genel | grub f. | çapalamak | ||
| Genel | grub f. | kazmak | ||
| Genel | grub f. | eşelemek | ||
| Genel | grub f. | didiklemek | ||
| Genel | grub f. | didinmek | ||
| Genel | grub f. | yedirmek | ||
| Genel | grub f. | ot ve kökleri temizlemek | ||
| Genel | grub f. | yemek yemek | ||
| Genel | grub f. | toprağı kazmak | ||
| Genel | grub f. | kök sökmek | ||
| Genel | grub f. | ırgat gibi çalışmak | ||
| Genel | grub f. | ağır iş yapmak | ||
| Genel | grub f. | (özellikle yiyecek için) sırnaşıklık yapmak | ||
| Arıcılık | ||||
| Arıcılık | grub i. | kurt | ||
| Argo | ||||
| Argo | grub f. | sırnaşarak elde etmek | ||