headline - Türkçe İngilizce Sözlük

headline

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

headline — Definition

Anlamı ve Tanımı:
manşet
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈhɛdˌlaɪn/ – BrE /ˈhɛdˌlaɪn/)
Terim Türü:
İsim: headline (headlines)
Haber metninin en dikkat çekici başlığını anlatan sözcüktür; öne çıkarma ve çerçeveleme işlevi görür. Head ve line birleşimi, öncelik verilen bilginin çizgisel sunumunu ifade etmektedir.
Eş Anlamlılar:
banner
Zıt Anlamlılar:
fine print

"headline" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
headline i. manşet
The headline reads, 'He made a big mistake.'
Manşette 'Büyük hata yaptı' yazıyordu.

More Sentences
Genel
headline i. haber başlığı
Have you seen the headlines?
Haber başlıklarını gördün mü?

More Sentences
headline i. başlık
In the German press preview there was a headline that is very apt for this dossier.
Alman basınında bu dosya için çok uygun bir başlık vardı.

More Sentences
headline f. manşet olmak
When the first man walked on the moon, it was headlined in all newspapers.
İlk insan Ay'da yürüdüğünde, bu tüm gazetelerde manşet olmuştu.

More Sentences
headline f. (gösteride) baş sanatçı olarak yer almak
Who is headlining this time at the concert?
Konserde bu defa ana grup hangisi?

More Sentences
Siyasal
headline i. başlık
In the German press preview there was a headline that is very apt for this dossier.
Alman basınında bu dosya için çok uygun bir başlık vardı.

More Sentences
Genel
headline i. serlevha
headline i. sansasyonel haber
headline i. önemli haber
headline i. en popüler cazibe merkezi
headline f. sıralanmak
headline f. manşette vermek
headline f. başlık koymak
headline f. afişte ismi olmak
headline f. reklamını yapmak
headline f. baş rolü oynamak
headline f. (gece kulübünün) yıldızı olmak
headline f. eğlencenin yıldızı olmak
headline s. dikkate değer
headline s. çok önemli
headline s. ibretlik
Siyasal
headline i. gazete manşeti
Denizcilik
headline i. üsthalat
headline i. baş halatı
headline i. başı rıhtıma bağlayan halat
Astroloji
headline i. akıl çizgisi
headline i. bilgelik çizgisi
Tiyatro
headline f. oyunun yıldızı olmak

"headline" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
streamer headline i. manşet
headline maker i. manşetlerden düşmeyen
headline city i. listebaşı kenti
screen headline i. ekran başlığı
running headline i. her sayfaya yazılan başlık
running headline i. sayfa başlığı
running headline i. kitabın her sayfasına yazılan başlığı
front-page headline i. ön sayfa manşeti
working headline i. geçici başlık
banner headline i. büyük puntolu baş sayfa manşeti
banner headline i. baş sayfadaki en büyük manşet
give a headline f. başlık atmak
headline-grabbing s. manşetleri süsleyen
hdl (headline) kısalt. manşet
Ticaret/Ekonomi
headline inflation i. ana enflasyon
headline inflation i. temel enflasyon
headline inflation i. ortalama enflasyon
headline inflation i. manşet enflasyon
headline rate i. temel oran
Siyasal
headline inflation i. ortalama enflasyon
Turizm
headline city i. tarifelerde başta bulunan ana kent
Medya
newspaper headline i. gazete manşeti
Askeri
headline goal task force i. temel hedef görev gücü