| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | holster f. | kılıfa koymak | ||
|
Tom holstered his gun. Tom tabancasını kılıfına koydu. More Sentences |
||||
| Askeri | ||||
| Askeri | holster i. | tabanca kılıfı | ||
|
The man undid the flap of his holster and drew his gun. Adam tabanca kılıfının kapağını açarak silahını çekti. More Sentences |
||||
| Silah/Atıcılık | ||||
| Silah/Atıcılık | holster i. | kılıf | ||
|
Now, you leave that gun in its holster and come down here slow and easy. Şimdi, o silahı kılıfında bırak ve yavaşça aşağı in. More Sentences |
||||
| Silah/Atıcılık | holster i. | tabanca kılıfı | ||
|
The man undid the flap of his holster and drew his gun. Adam tabanca kılıfının kapağını açarak silahını çekti. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | holster i. | meşin tabancalık | ||
| Genel | holster i. | araç gereçleri taşımak için halkaları veya yuvaları olan kemer | ||
| Genel | holster f. | kılıfa geri koymak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | holster i. | çelik üretiminde bir dizi rulonun kılıfı veya standartları | ||
| Spor | ||||
| Spor | holster i. | (dağcılıkta) buz baltası veya çekiç kılıfı | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | a man with an ankle holster i. | ayak bileğinde silah kılıfı olan adam | ||
| Genel | gun in holster i. | kılıfında duran tabanca | ||
| Genel | shoulder holster i. | omuz askılı tabanca taşıma kılıfı | ||
| Genel | shoulder holster i. | omuz askısı | ||
| Genel | shoulder holster i. | koltuk altı silah kılıfı | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | holster your weapon expr. | silahını kılıfına sok | ||
| Konuşma Dili | holster your weapon expr. | silahını kılıfına koy | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | pistol holster i. | tabanca kılıfı | ||
| Argo | ||||
| Argo | holster sniffer i. | yalnızca polislerle çıkan/sevgili olan kız | ||