homesick - Türkçe İngilizce Sözlük

homesick

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

homesick — Definition

Anlamı ve Tanımı:
memleket hasreti çeken
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈhoʊmsɪk/ – BrE /ˈhəʊmsɪk/)
Terim Türü:
Sıfat
Uzun süre evden veya alışık olunan ortamdan uzak kalmanın yol açtığı özlem ve duygusal rahatsızlığı anlatan sözcüktür. Home ve sick birleşimi, mekânsal ayrılığın duygusal etkisini mecaz yoluyla belirtir.
Eş Anlamlılar:
nostalgic
Zıt Anlamlılar:
content

"homesick" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
homesick s. vatan hasreti çeken
I know that Tom is homesick.
Tom'un vatan hasreti çektiğini biliyorum.

More Sentences
homesick s. sıla hasreti çeken
Feeling homesick, he struggled to fixate on his studies.
Sıla hasreti çeken adam, çalışmalarına odaklanmakta zorlanıyordu.

More Sentences
homesick s. ev hasreti çeken
This multiculturalism can also help you feel less homesick.
Bu çok kültürlülük aynı zamanda daha az ev hasreti çekmenize de yardımcı olabilir.

More Sentences
homesick s. yurt özlemi çeken
The girl was homesick.
Kız yurt özlemi çekiyordu.

More Sentences
homesick s. gurbet çeken
homesick s. yurtsamış
homesick s. uzaktayken evi ve ailesini özleyen
homesick s. tanıdık çevreyi özleyen
homesick s. memleket hasreti çeken

"homesick" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be homesick f. evsemek
be homesick f. sıla hasreti çekmek
be homesick f. yurtsamak
be homesick f. ülkesini özlemek
be homesick f. yurdunu özlemek
feel homesick f. ev hasreti çekmek