| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | hospice i. | tedavisi olanaksız hastalar hastanesi | ||
|
The hospice aims to ease the suffering of the dying. Tedavisi olanaksız hastalar hastanesi, ölmekte olan kişilerin acılarını hafifletmeyi amaçlamaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | hospice i. | düşkünlerevi | ||
| Genel | hospice i. | darülaceze | ||
| Genel | hospice i. | ölümcül hastaların ölene kadar bakıldığı bakımevi | ||
| Genel | hospice i. | rahiplerin hacılar ve seyyahları misafir ettikleri yurt | ||
| Genel | hospice i. | özellikle rahipler veya rahibeler tarafından idare edilen misafirhane/yurt | ||
| Genel | hospice i. | imarethane | ||
| Genel | hospice N. | hospis | ||
| Sigortacılık | ||||
| Sigortacılık | hospice i. | tedavi şansı olmayan hastalar için evde bakım sağlayan bakım ve destek programı | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | hospice i. | genellikle kür şansı bulunmayan hastalar için yapılan bakım ünitesi | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | children's hospice i. | ağır hasta çocuklara tahsis edilen bakımevi |
| Genel | hospice worker i. | bakım evi çalışanı |
| Ticaret/Ekonomi | ||
| Ticaret/Ekonomi | hospice shop i. | yardım amacıyla genellikle bir hayır kurumunun yönetiminde satış yapan mağaza |
| Ticaret/Ekonomi | hospice shop i. | hayır kurumu mağazası |
| Medikal | ||
| Medikal | baby hospice i. | bebek tedavi merkezi |