hotspot - Türkçe İngilizce Sözlük

hotspot

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hotspot — Definition

Anlamı ve Tanımı:
odak nokta
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈhɑːtspɑːt/ – BrE /ˈhɒtspɒt/)
Terim Türü:
İsim: hotspot (hotspots)
Yoğun etkinlik, ilgi veya kablosuz internet erişimi olan alanları anlatan sözcüktür; teknoloji ve coğrafyada kullanılır. Hot ve spot birleşimi, yoğunluk ve merkez fikrini birleştirir.
Eş Anlamlılar:
hub
Zıt Anlamlılar:
dead zone

"hotspot" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Bilgisayar
hotspot i. kablosuz bağlantı noktası
Ryker failed to locate a hotspot to connect his mobile phone to the Internet.
Ryker cep telefonunu internete bağlamak için bir kablosuz bağlantı noktası bulamadı.

More Sentences
Deniz Biyolojisi
hotspot i. sıcak nokta
Some of the hotspots can be found near the mid-oceanic ridge system.
Bazı sıcak noktalar okyanus ortası sırt sistemi yakınlarında bulunabilmektedir.

More Sentences
Genel
hotspot i. (yangın) yayılma noktası
hotspot i. önemli nokta
hotspot i. uğrak yer
hotspot i. olayların göbeği
hotspot i. gece kulübü
hotspot i. çatışmalarla dolu bölge
hotspot i. uğrak mekan
hotspot i. tehlikeli düşman sahası
hotspot N. odak nokta
Konuşma Dili
hotspot i. işlek ve sevilen yer
Siyasal
hotspot i. kargaşanın patlak vermek üzere olduğu bölge
hotspot i. istikrarsız ve kaotik ülke
Teknik
hotspot i. cehennemlik
hotspot i. kızgın nokta
hotspot i. yakıtın buharlaşmasına yardımcı olmak için egzoz gazları tarafından ısıtılan içten yanmalı bir motorun emme manifoldundaki bir nokta
hotspot i. yanma odasında ön ateşlemeye neden olacak aşırı ısınmış bir nokta
hotspot i. bir fırının kabuğundaki diğerlerinde daha sıcak olan bir nokta
hotspot i. yarı dizel motorda ateşleme için yakıtın püskürtüldüğü yanma odasının soğutulmamış kısmı
Bilgisayar
hotspot i. kablosuz internet erişiminin olduğu ve herhangi bir cihazla internete bağlanılabilen bölgeler
hotspot i. hücresel sinyal aracılığıyla internete erişim sağlayan ufak bir cihaz
Telekom
hotspot i. kablosuz erişim alanı
Boyacılık
hotspot i. (sıvalı duvarda) alkali tuzlar içerdiği için kağıt ve boyaların rengini solduran alan
Veterinerlik
hotspot i. (evcil hayvanda) nemli, ağrılı ve iltihaplı deri parçası
Fizik
hotspot i. anormal yüksek radyoaktivite bölgesi
Biyoloji
hotspot i. (kalıtım materyalinde) yüksek mutasyon veya gen oluşumu frekansı olan yer
Çevre
hotspot i. orman yangınlarının sık yaşandığı bölge
Jeoloji
hotspot i. sıcak nokta volkanizması
hotspot i. sıcak nokta volkanizmasının oluştuğu bölge
Fotoğrafçılık
hotspot i. fotoğrafta aşırı aydınlık kalan kısım
hotspot i. (negatifte, baskıda) aşırı aydınlık kaldığı belli olan kısım

"hotspot" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
Teknik
hs2 (hotspot 2.0) kısalt. halka açık bir kablosuz internet standardı
Bilgisayar
(wi-fi) hotspot i. kablosuz internet erişiminin olduğu ve herhangi bir cihazla internete bağlanılabilecek bölgeler
hotspot shield i. hotspot kalkanı
Telekom
personal hotspot i. kişisel erişim noktası
personal hotspot i. kişisel bağlantı noktası