hung - Türkçe İngilizce Sözlük

hung

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"hung" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hung s. asılı
This may be a slight glitch or a fully hung screen.
Bu hafif bir aksaklık veya tamamen asılı bir ekran olabilir.

More Sentences
Konuşma Dili
hung s. (cihaz) donmuş
My computer is hung up.
Bilgisayarım dondu.

More Sentences
Genel
hung s. asma
hung s. askıda duran
hung s. ortak bir karara varamayan
hung s. (durum) çözülemeyen
hung s. asılı parçaları olan
Siyasal
hung s. (yasama meclisi) çoğunluk partisi olmayan
Argo
hung i. akşamdan kalma
hung f. büyük penise sahip olmak
hung f. penisi büyük olmak
hung s. kızgın
hung s. sinirli
hung s. büyük penisli
hung s. büyük memeli
hung s. koca memeli
hung s. fazla ilgili
hung s. fazla endişeli
hung s. takıntılı
hung s. kompleksli

"hung" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 138 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be hung up f. gecikmek
be hung up on f. tutturmak
be hung upon something f. takıntı haline getirmek
be hung upon something f. takıntı haline gelmek
be hung f. asılmak
hung in the air s. havada asılı kalımış
hung-up s. kompleksli
wall-hung s. duvara asılı
wall-hung s. duvarda asılı
well-hung s. uygun şekilde asılmış
hung up s. coşkulu
hung up s. abayı yakmış
hung up s. hevesli
spar-hung s. mızrak ile asılı
spar-hung s. mızrak ile sabitlenmiş
hung. (hungarian) kısalt. macar
hung (hungarian) kısalt. macar
hung (hungary) kısalt. macaristan
Öbek Fiiller
get hung up about f. bir şeye takılıp kalmak
hung up (on someone or something) s. (birini/bir şeyi) seven
hung up (on someone or something) s. (birine/bir şeye) düşkün
hung up (on someone or something) s. (birine/bir şeye) tutkun
hung up (on someone or something) s. (birine/bir şeye) kafayı takmış
hung up (on someone or something) s. (birine/bir şeye) saplantılı
İfadeler
better to be hung for a wolf than a sheep expr. battı balık yan gider
better to be hung for a wolf than a sheep expr. boğulacaksan büyük denizde boğul
Atasözü
you'd complain if you were hung with a new rope sürekli/her şeyde şikayet edebilecek bir şey buluyorsun
you'd complain if you were hung with a new rope şikayet etmediğin şey yok
you'd complain if you were hung with a new rope her şeyden şikayet ediyorsun
Konuşma Dili
hung up s. gergin
hung up s. ertelenmiş
hung up s. fazla endişeli
hung up s. engellenmiş
hung up s. endişeli
hung up s. fazla ilgili
hung up (on someone or something) s. (birine/bir şeye) takılıp kalmış
hung up (on someone or something) s. (birine/bir şeye) tutulmuş
hung up (on someone or something) s. (birine/bir şeye) kafayı takmış
hung up (on someone or something) s. (birine/bir şeye) abayı yakmış
Deyim
think someone hung the moon and stars f. gözünde büyütmek
think someone hung the moon and stars f. kahraman gibi görmek
think someone hung the moon and stars f. üstün görmek
think someone hung the moon and stars f. çok büyük biri gibi görmek
think someone hung the moon and stars f. birisinin mükemmel olduğunu düşünmek
think someone hung the moon and stars f. birisini göklere çıkarmak
have something hung up and salted f. bir şey/konu hakkında her şeyi bilmek
have something hung up and salted f. bir konuyu gayet iyi bilmek
hung up on somebody f. birine abayı (fena) yakmış olmak
hung up on somebody f. birine kafayı takmış olmak
hung up on somebody f. kafayı biriyle bozmuş olmak
be hung out to dry f. yarı yolda bırakılmak
be hung out to dry f. bir kenara atılmak
be hung out to dry f. sorunlarla yalnız baş etmek zorunda bırakılmak
be hung out to dry f. dımdızlak kalmak/bırakılmak
be hung out to dry f. yalnız bırakılmak
be hung out to dry f. hüsrana uğratılmak
be hung out to dry f. sorunlarıyla baş başa/yalnız bırakılmak
be hung out to dry f. tek başına kalmak/bırakılmak
be hung out to dry f. terk edilmek
be hung out to dry f. zor bir durum üstüne kalmak
be hung out to dry f. cezalandırılmak
be hung out to dry f. ortada kalmak/bırakılmak
have hung up and salted f. her şeyi bilmek
have hung up and salted f. gayet iyi bilmek
think (one) hung the moon f. çok büyük biri gibi görmek
think (one) hung the moon f. (birini) göklere çıkarmak
think hung the moon f. gözünde büyütmek
think hung the moon f. çok büyük biri gibi görmek
think (one) hung the moon f. (birinin) mükemmel olduğunu düşünmek
think hung the moon f. kahraman gibi görmek
think hung the moon f. mükemmel olduğunu düşünmek
think (one) hung the moon f. (birini) üstün görmek
think (one) hung the moon f. (birini) gözünde büyütmek
think (one) hung the moon f. (birini) kahraman gibi görmek
think hung the moon f. göklere çıkarmak
I might as well be hung for a sheep as a lamb expr. (zaten ceza alacaksın) çalacaksan büyük çal
hung in limbo expr. belirsizliğe sürüklenmiş
i might as well be hung for a sheep as a lamb expr. asılacaksan ingiliz ipiyle asıl
i might as well be hung for a sheep as a lamb expr. asılacaksan ingiliz sicimiyle asıl
until the last dog is hung expr. son ışık sönene kadar
until the last dog is hung expr. sonuna kadar
until the last dog is hung expr. son kişi de gidene kadar
might as well be hung for a sheep as (for) a lamb expr. asılacaksan ingiliz ipiyle asıl
might as well be hung for a sheep as a lamb expr. asılacaksan ingiliz ipiyle asıl
might as well be hung for a sheep as a lamb expr. çalacaksan büyük çal
might as well be hung for a sheep as a lamb expr. battı balık yan gider, aldığım, aldığın cezaya değsin bari
might as well be hung for a sheep as (for) a lamb expr. boğulacaksan büyük denizde boğul
might as well be hung for a sheep as (for) a lamb expr. battı balık yan gider, aldığım, aldığın cezaya değsin bari
might as well be hung for a sheep as (for) a lamb expr. çalacaksan büyük çal
might as well be hung for a sheep as a lamb expr. boğulacaksan büyük denizde boğul
Hukuk
hung jury i. karar çoğunluğunu sağlayamayan juri
hung jury i. jürinin gerekli karar çoğunluğunu sağlayamaması
hung jury f. (hakem heyeti) karar verememek
hung jury f. (hakem heyeti) kilitlenip kalmak
Siyasal
hung parliament i. hiçbir partinin mutlak çoğunluk sağlayamadığı parlamento
hung parliament i. koalisyon hükümet (iktidarın tek partide olmadığı parlamento)
Teknik
double-hung sash window i. düşey sürme pencere
hung slating i. asma arduvaz kaplama
hung sash i. düşey sürme pencere
hung sash i. giyotin pencere
top hung window i. üstten dönel pencere
wall hung w.c. pan i. asma klozet
wall hung w.c. pan with close coupled cistern i. rezervuarlı asma klozet
wall-hung urinal i. asma pisuvar
hung weapons i. savaş uçağında arıza nedeniyle ateşlenemeyen silahlar
double-hung s. çift sürgülü
Bilgisayar
hung up expr. kapat
Mimarlık
double-hung i. çift sürgülü pencere
İnşaat
double-hung window i. düşey sürme pencere
interior hung scaffold i. içe asılı çıkma iskele
wall-hung toilet bowl i. asma klozet
wall-hung basin i. duvara asılı lavabo
wall-hung wash basin i. duvara asılı lavabo
double-hung window i. giyotin pencere
wall-hung s. duvara asılı
Otomotiv
side-hung float i. yandan hareketli şamandıra
center-hung float i. ortadan askılı şamandıralı karbüratör
Denizcilik
skeg hung rudder i. skegten asma dümen
skeg hung rudder i. merkez kıç omurgadan asma dümen yelpazesi
Mutfak
hung beef i. kurutulmuş sığır eti
hung beef i. sığır etinin hafifçe tuzlanıp kuruması için asılmış kısmı
Coğrafya
hung. (hungary) kısalt. macaristan
Meteoroloji
low-hung clouds i. düşük bulut tabanı
Askeri
hung bomb i. asılı kalan bomba
Argo
hung over i. akşamdan kalma
hung like a bull f. penisi büyük olmak
hung like a bull f. büyük penisli olmak
hung over s. içkiden ötürü başı ağrıyan
well-hung s. büyük penisli
well-hung s. koca memeli
well-hung s. büyük göğüslü
well-hung s. tombul memeli
well-hung s. dolgun memeli/göğüslü
well-hung s. tombul göğüslü
well-hung s. büyük memeli
hung up s. psikolojik sorunlarla boğuşan
İngiliz Argosu
hung like a horse / donkey f. devasa bir penisi olmak
well hung s. büyük penisi olan