| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | huntsman i. | avcı | ||
|
The king was a great huntsman. Kral büyük bir avcıydı. More Sentences |
||||
| Genel | huntsman i. | erkek avcı | ||
| Genel | huntsman i. | avlanma yerindeki tazıları yönlendiren adam | ||
| Genel | huntsman i. | bir soyisim | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | huntsman's-cup i. | avcılık kupası | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | huntsman process i. | huntsman süreci | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | huntsman's-horn i. | abd'nin güneydoğusunda yetişen, geniş trompet şekilli ağzı olan sarı renkli bir suibriği | ||
| Botanik | huntsman's-horns i. | abd'nin güneydoğusunda yetişen, geniş trompet şekilli ağzı olan sarı renkli bir suibriği | ||
| Botanik | huntsman's horn i. | abd'nin güneydoğusunda yetişen, geniş trompet şekilli ağzı olan sarı renkli bir suibriği | ||
| Botanik | huntsman's horns i. | abd'nin güneydoğusunda yetişen, geniş trompet şekilli ağzı olan sarı renkli bir suibriği | ||
| Botanik | huntsman's cup i. | sinek kapan | ||
| Botanik | huntsman's-cup [us] i. | sinek kapan | ||
| Botanik | huntsman's cups i. | sinek kapan | ||