incipient - Türkçe İngilizce Sözlük

incipient

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

incipient — Definition

Anlamı ve Tanımı:
başlangıç aşamasında
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈsɪpɪənt/ – BrE /ɪnˈsɪpɪənt/)
Terim Türü:
Sıfat
Henüz tam olarak görünür veya yerleşik olmayan, yeni yeni ortaya çıkan durumları ifade etmektedir. Latince incipere, “başlamak” anlamından gelir; modern kullanımda incipient, potansiyel tehlike veya gelişimin erken işaretlerini özellikle vurgular.
Eş Anlamlılar:
emerging, nascent, early-stage
Zıt Anlamlılar:
mature, established, advanced

"incipient" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
incipient s. yeni başlayan
The system is designed to detect incipient problems in your computer.
Sistem, bilgisayarınızdaki yeni başlayan sorunları tespit etmek için tasarlandı.

More Sentences
incipient s. yeni başlamış
This instrumentalisation of incipient human life is morally completely unacceptable.
Yeni başlayan insan hayatının bu şekilde araçsallaştırılması ahlaki açıdan tamamen kabul edilemezdir.

More Sentences
Teknik
incipient s. yeni başlayan
The system is designed to detect incipient problems in your computer.
Sistem, bilgisayarınızdaki yeni başlayan sorunları tespit etmek için tasarlandı.

More Sentences
incipient s. yeni başlamış
This instrumentalisation of incipient human life is morally completely unacceptable.
Yeni başlayan insan hayatının bu şekilde araçsallaştırılması ahlaki açıdan tamamen kabul edilemezdir.

More Sentences
Genel
incipient s. henüz başlamakta olan
incipient s. başlangıç
incipient s. türemekte olan
incipient s. başlangıç aşamasında olan
incipient s. başlangıç aşamasında
Medikal
incipient s. insipiyent
Dilbilim
incipient i. ibranicede bir fiil zamanı

"incipient" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
incipient deficit i. yeni başlamış açık
incipient deficit i. yeni çıkmış açık
Ticaret/Ekonomi
incipient deficit i. yeni ortaya çıkan açık
Turizm
incipient tourism demand i. oluşmamış turizm talebi
Teknik
incipient failure i. göçme başlangıcı
incipient failure i. kopma başlangıcı
incipient failure i. yenilme başlangıcı
incipient erosion i. aşınma başlangıcı
incipient erosion i. erozyon başlangıcı
incipient failure i. kırılma başlangıcı
incipient fusion i. başlangıç kaynaşması
incipient melting i. yeni başlayan erime
incipient tear i. yeni oluşan yarık
incipient fusion i. yeni başlayan erime
incipient crack i. yeni oluşan çatlak
incipient melting i. erime başlangıcı
incipient glass temperatures i. parlaklık başlangıcı sıcaklığı
Mekanik
incipient cavitation i. yeni oluşan kavitasyon
Otomotiv
incipient crack i. taze çatlak
incipient lockup i. kilitlenme başlangıcı
Zooloji
incipient species i. insipient tür
incipient species i. ayrışan tür